Günümüzün yüksek bütçeli ve hızlı tüketilen yapımlarından sıkılıp, o eski samimiyeti ve sıcaklığı özleyenler için ekran başına geçme vakti! Mahalle kültüründen imkansız aşklara, aile bağlarından nahif dostluklara kadar Türk televizyon tarihine damga vurmuş, üzerinden yıllar geçse de değerinden hiçbir şey kaybetmeyen 5 efsane diziyi sizler için derledik.
1. Süper Baba (1993 - 1997)
Çengelköy’ün taşlı yollarında, üç çocuğuyla hayata tutunmaya çalışan Fikret’in (Fiko) hikayesi, izleyenlerin kalbinde apayrı bir yere sahip. Şevket Altuğ’un devleştiği bu yapım; sadece bir baba-evlat hikayesi değil, aynı zamanda dostluğun ve karşılıksız sevginin en saf halidir. Oya Küçümen’in o meşhur jenerik müziği kulağınızda çalmaya başladıysa, nostalji turuna hazırsınız demektir.
2. İkinci Bahar (1998 - 2001)
Samatya'da bir kebapçı dükkanında filizlenen bir aşk hikayesi... Şener Şen ve Türkan Şoray gibi iki dev ismi buluşturan dizi, hayatının "ikinci baharını" yaşayan iki insanın mücadelesini anlatırken, izleyiciyi adeta o sofralara davet ederdi. Gastronomiden aile çatışmalarına kadar her yönüyle dopdolu bir klasik.
3. Yeditepe İstanbul (2001 - 2002)
"Hayat bazen tatlıdır" dedirten, entrikadan uzak, tamamen insan hikayelerine odaklanan bir şaheser. İstanbul’un bir mahallesinde geçen dizi; iflas eden bir ailenin yeni bir hayat kurma çabasını, edebiyatla, çayla ve samimi sohbetlerle harmanlayarak anlatır. Zuhal Olcay ve Emre Kınay'ın performansları ise hala akıllardadır.
4. Avrupa Yakası (2004 - 2009)
Nostalji denilince akla sadece hüzün gelmez; kahkahalar da o günlerin en güzel hatırasıdır. Nişantaşı’nın göbeğinde, Burhan Altıntop’tan Şahika’ya kadar her biri ikonikleşmiş karakterleriyle Avrupa Yakası, Türk sit-com tarihinin zirvesidir. Bugün bile sosyal medyada dönen replikleriyle güncelliğini koruyan bu dizi, moral depolamak isteyenler için birebir.
5. Elveda Rumeli (2007 - 2009)
Balkanlar’ın o eşsiz doğasında, 19. yüzyılın sonlarında geçen bu yapım; Sütçü Ramiz ve ailesinin hüzünlü ama bir o kadar da içten hikayesini ekrana taşıdı. Tarihi dokusuyla, Balkan şivesiyle ve göç gerçeğini iliklerimize kadar hissettiren sahneleriyle Elveda Rumeli, izleyiciyi tarihin tozlu ama bir o kadar da tanıdık sayfalarına götürüyor.