Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri, sarsıcı bir gerçeği ortaya koydu: 15-34 yaş arası tam 6 milyon 519 bin genç ne eğitim alıyor ne de çalışıyor. "Ev genci" olarak adlandırılan bu grubun nüfusu, birçok ülkenin toplam nüfusunu geride bırakırken, uzmanlar bu tabloyu Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceği için ciddi bir "saatli bomba" olarak nitelendiriyor.
Her dört gençten biri boşta
TÜİK'in işgücü istatistiklerine göre, Türkiye’deki 24 milyonluk genç nüfusun %27,1’i sistemin tamamen dışında kalmış durumda. Özellikle 30-34 yaş grubunda bu oran %31,5’e kadar yükselerek zirve yapıyor. 2021 yılından bu yana en yüksek seviyesine ulaşan bu rakamlar, gençlerin üretimden ve toplumsal hayattan kopuşunu gözler önüne seriyor.

Kadınlarda tablo daha ağır
Veriler, toplumsal cinsiyet rolleri arasındaki uçurumu da yansıtıyor. Genç kadınların %36’sı ne eğitimde ne de istihdamda yer alırken, erkeklerde bu oran %15 seviyesinde seyrediyor. Uzmanlar, "ev genci" tanımına giren 6,5 milyonluk bu devasa kitlenin büyük bir kısmının aile desteğiyle hayata tutunduğunu ancak bu durumun sürdürülebilir olmadığını vurguluyor.
"Singapur'un nüfusundan fazla"
6 milyon 519 bin kişilik bu sayı, sadece bir istatistik değil; Bulgaristan, Singapur veya Danimarka gibi ülkelerin toplam nüfusundan daha büyük bir topluluğu ifade ediyor. Prof. Dr. Mehmet Fatih Aysan, gençlerin bu şekilde dışlanmasının ekonomik büyümeyi baltaladığını ve sosyal yapıda derin çatlaklar oluşturabileceği uyarısında bulundu.

Hükümetten "Esnek Çalışma" hamlesi
Artan sayılar karşısında hükümet kanadı, "Genç İstihdam" hamlesi kapsamında yeni modeller üzerinde çalışıyor. Kısmi süreli çalışma, uzaktan çalışma ve yeni sosyal güvenlik düzenlemeleriyle yaklaşık 3,5 milyon gencin iş gücüne kazandırılması hedefleniyor. Ancak yüksek enflasyon ve genç işsizliğinin %20 bandında seyretmesi, bu hedeflerin önündeki en büyük engel olarak görülüyor.





