effrey Epstein skandalı, sadece Hollywood ve siyaset dünyasını değil, bu kez inanç dünyasını da derinden sarsacak bir gelişmeyle gündemde. 2026 yılında yayımlanan son dosyalarda yer alan e-posta trafikleri, milyonlarca Müslümanın kutsal kabul ettiği Kâbe örtüsü parçalarının, hükümlü bir suçlunun malikanesine "sanat eseri" kılıfıyla taşındığını ortaya çıkardı. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) bağlantılı isimlerin koordine ettiği bu sevkiyat, dini bir sembolün küresel bir suç ağı içinde nasıl bir güç gösterisine dönüştüğünü gözler önüne seriyor.
Milyonların dokunduğu örtü "sanat eseri" olarak faturalandırılmış
Dosyalarda yer alan 2017 tarihli sevkiyat belgelerine göre Epstein’a üç farklı parça gönderildi: Kâbe’nin iç örtüsü, milyonlarca hacının dokunduğu kullanılmış dış örtü ve yeni bir örtü malzemesi. BAE merkezli iş kadını Aziza al-Ahmadi tarafından organize edilen sevkiyatın e-postalarında, örtünün dini değeri vurgulandı:
"Bu siyah parça en az 10 milyon Müslümanın dualarını, gözyaşlarını ve umutlarını taşıyor."
British Airways aracılığıyla Miami'ye gönderilen bu parçaların gümrük kayıtlarında "Suudi Arabistan'dan gelen sanat eseri" olarak sınıflandırıldığı ve 10 bin 980 dolar değer biçildiği görüldü.

Karanlık bağlantılar: Abu Dabi’den Riyad’a uzanan ağ
Kutsal emanetlerin Epstein'a ulaşmasını sağlayan isimler, yönetmenin bölgedeki nüfuzunu da deşifre etti. Sevkiyatın koordinatörü Aziza al-Ahmadi'nin, Abu Dabi Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda danışmanlık yaptığı ve Epstein'ı bölgedeki karar mercileriyle tanıştırdığı belirtiliyor. Dosyalar, Epstein'ın sadece bu örtü parçalarıyla değil, aynı zamanda Suudi Veliaht Prens Muhammed bin Selman'dan alınan "Bedevi çadırı" gibi hediyelerle ve Dubai Ports World CEO'su gibi isimlerle binlerce yazışma içinde olduğunu gösteriyor. Kisva parçalarının doğrudan bir devlet hediyesi mi yoksa özel aracılar üzerinden yapılan bir "nüfuz ticareti" mi olduğu sorusu ise tartışmaların odağında.
Sosyal medyada infial: "Kültürel ihlal ve güç gösterisi"
Olayın 2026 yılı başında gün yüzüne çıkmasıyla birlikte özellikle Müslüman coğrafyasında tepkiler çığ gibi büyüdü. X (eski Twitter) üzerinden yapılan paylaşımlarda kullanıcılar, "Kâbe örtüsü bir pedofilin evinde ne arıyor?" diyerek durumu "inançsızlık ve saygısızlık skandalı" olarak nitelendirdi. Bazı yorumcular bu olayı "oryantalist bir güç gösterisi" ve "kutsal emanetlerin ticarileştirilmesi" olarak tanımlarken; Suudi yetkililerin konuyla ilgili sessizliğini koruması eleştirilerin dozunu artırdı.





