Japon toplumunun disiplinli yapısının ardında, ilişkileri profesyonelce sonlandıran ilginç bir sektör gizli. Wakaresaseya adı verilen bu ajanslar, ayrılmak isteyen ama yüzleşmeye cesaret edemeyenler için hizmet veriyor. İlişki bitirmenin bir iş haline geldiği bu sektör, Japonya'da boşanmanın tabu olması nedeniyle giderek büyüyor. İşte Wakaresaseya'nın çarpıcı dünyası...
Wakaresaseya nedir, nasıl çalışır?
Japonca'da "ayırma işi yapan kişi" anlamına gelen Wakaresaseya, müşterilerinin ilişkilerini profesyonelce sonlandırmak için çalışan özel ajanslar. Bu ajanslar, hedef kişiyi başka biriyle tanıştırarak ilişkide çatlak oluşturma veya boşanma davalarında kullanılmak üzere delil toplama gibi yöntemler kullanıyor. Müşteriler, yüzleşme stresi yaşamadan ilişkilerini bitirebiliyor.
2010'daki cinayetle sarsıldılar
Wakaresaseya sektörünün riskleri 2010 yılında yaşanan bir cinayetle gözler önüne serildi. Bir adam, eşinden boşanmak için tuttuğu ajanın kadını baştan çıkarması sonucu olaylar kontrolden çıktı. Gerçeği öğrenen kadının ilişkiyi bitirmek istemesi üzerine adam, eski eşini boğarak öldürdü. Bu trajedi, sektördeki denetim eksikliğini ortaya koydu.
Fiyatlar 145 bin dolara kadar çıkıyor
Wakaresaseya hizmetleri oldukça pahalı. Basit operasyonlar için 3 bin dolar (400 bin yen) istenirken, karmaşık planlar için 145 bin dolar (20 milyon yen) talep edilebiliyor. Ancak bu yüksek ücretler her zaman garantili sonuç getirmiyor. Bir müşteri, 28 bin dolar ödediği ajansın hiçbir delil sunamadığını ve kendisiyle iletişimi kestiğini belirterek dava açtı.
Etik tartışmalar ve riskler
Wakaresaseya sektörünün büyümesinin ardında, Japonya'da boşanmanın hala ciddi bir tabu olması yatıyor. Eşlerden birinin boşanmayı kabul etmemesi durumunda süreç yıllar sürebiliyor. Bu nedenle birçok kişi, Wakaresaseya ajanslarını dolaylı bir çözüm olarak görüyor.
Wakaresaseya hizmetleri ciddi etik tartışmalara neden oluyor. Bir yandan ilişki bitirme sürecini kolaylaştırırken, diğer yandan güveni ve sevgiyi zedeliyor. Ruhsatsız çalışan birçok ajans, müşterileri ve hedef kişiler için ciddi risk oluşturuyor. 2010'daki cinayet vakası, bu risklerin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğini gösterdi.








