Yaşam

Kaş usturasıyla yüz alma hakkında bilinmesi gerekenler

Yüz epilasyonunda en pratik yöntemlerden biri olarak görülen jilet ve kaş usturası, cilt sağlığı açısından soru işaretlerini de beraberinde getiriyor. Uzman görüşleri, bu uygulamanın bilinçsiz yapıldığında tahriş ve enfeksiyon riskini artırabileceğine dikkat çekiyor.

Pürüzsüz bir cilt görünümü, son yıllarda özellikle kadınlar arasında önemli bir güzellik rutini haline geldi. Yanak, çene, dudak üstü ve kaş çevresindeki ince tüyler için ağda, cımbız ve lazer gibi yöntemler tercih edilse de, pratikliği nedeniyle yüz jiletleri ve kaş usturaları daha sık kullanılmaya başladı. Ancak bu yöntemlerin cilt üzerindeki etkileri hâlâ tartışma konusu. Amerikan Dermatoloji Akademisi’nin (American Academy of Dermatology – AAD) “Hair Removal: Shaving” başlıklı rehberinde, yüz bölgesinde yapılan kontrolsüz tıraş uygulamalarının cilt bariyerini zayıflatabileceği ve tahriş riskini artırabileceği vurgulanıyor.

Yüz tüylerini jiletle almak cilde zarar verir mi?

Uzmanlara göre yüz bölgesindeki ince tüylerin jiletle alınması, kısa vadede pürüzsüz bir görünüm sağlasa da uzun vadede bazı cilt problemlerine yol açabiliyor. Özellikle hızlı ve dikkatsiz yapılan uygulamalar, ciltte tahriş, kızarıklık, mikro kesikler ve jilet yanığı riskini artırabiliyor. Ayrıca yanlış hijyen koşullarında yapılan tıraş, kıl dönmesi ve enfeksiyonlara da zemin hazırlayabiliyor. Hassas cilt yapısına sahip kişilerde bu risklerin daha belirgin olduğu, bu nedenle yüz bölgesinde jilet kullanımının dikkatle değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Kaş usturası tüyleri kalınlaştırır mı?

Dermatoloji literatüründe yer alan ve AAD’nin de değindiği çalışmalara göre, kaş usturası ile jilet arasında tüy yapısı üzerinde kalıcı bir fark bulunmuyor. Tüylerin daha kalın çıkıyormuş gibi hissedilmesinin nedeni, tüylerin kökten alınmaması ve kesilen uçların daha sert hissedilmesiyle ilişkili. Bu durum gerçek bir kalınlaşma değil, optik ve dokunsal bir algı olarak değerlendiriliyor.

Cilt mutlaka nemlendirilmeli

Nemli ciltte tüyler yumuşar ve jilet cilt üzerinden daha rahat kayar. Bu da tahriş riskini azaltır.

Tıraş öncesi ılık duş fayda sağlar

Gerekli görüldüğünde tıraş öncesi alınan ılık bir duş, gözeneklerin açılmasına ve tüylerin yumuşamasına yardımcı olur.

Peeling ile ölü deriler temizlenmeli

Tıraş öncesinde yapılan hafif bir peeling, ölü cilt hücrelerini uzaklaştırarak jiletin ciltte takılmasını önleyebilir.

Temiz ve keskin bıçak kullanılmalı

Kör ya da kirli tıraş bıçakları, ciltte sürtünmeyi artırarak tahrişe yol açar. Her kullanım sonrası bıçağın iyice durulanıp kurutulması da hijyen açısından önemlidir.

Tıraş sonrası nemlendirme ihmal edilmemeli

Tıraş sonrasında cildin durulanıp kurutulması ve uygun bir nemlendiriciyle desteklenmesi, cilt bariyerinin onarılmasına katkı sağlar.

Yüz tüylerini jilet ya da kaş usturası ile almak, doğru şekilde ve kontrollü uygulandığında kısa süreli bir çözüm sunabilir. Ancak bu yöntemlerin her cilt tipi için uygun olmadığı unutulmamalı. Hassas cilde sahip kişilerin, kalıcı ya da profesyonel yöntemleri tercih etmesi ve yüz bölgesinde jilet kullanımını dikkatle değerlendirmesi öneriliyor. Yanlış uygulamalar, estetik görünüm beklentisinin tam tersine cilt sorunlarına yol açabilir.