Toplumda sık karşılaşılan saç derisi problemlerinden biri olan kepek, çoğu zaman basit bir estetik sorun gibi algılansa da yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Saç derisinde oluşan beyaz ya da sarımsı pullanmalar ve kaşıntı, özellikle sosyal hayatta rahatsız edici bir tabloya yol açabiliyor. Dermatoloji uzmanları, kepeğin tek bir nedene bağlı olmadığını, hem çevresel hem de fizyolojik faktörlerin bu durumu tetikleyebileceğini vurguluyor.
Kepek neden ortaya çıkıyor?
Uzmanlara göre kepek, saç derisindeki hücre döngüsünün hızlanması sonucu ölü deri hücrelerinin normalden daha hızlı dökülmesiyle oluşuyor. Bu sürecin arkasında ise birden fazla etken bulunuyor. Saç derisinin aşırı yağlı ya da çok kuru olması, ciltte doğal olarak bulunan ve yağla beslenen Malassezia adlı mantarın dengesinin bozulması, kepeğin en sık görülen nedenleri arasında yer alıyor. Bunun yanı sıra stres, hormonal değişimler, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve yanlış saç bakım ürünlerinin kullanımı da kepek oluşumunu artırabiliyor.
İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa’da yapılan ve dermatoloji literatüründe sıkça referans verilen bir çalışmada, yoğun stres altında bulunan bireylerde kepek görülme sıklığının belirgin şekilde arttığı ortaya kondu. Araştırmada, stresin cilt bariyerini zayıflatarak saç derisini dış etkenlere karşı daha hassas hale getirdiği belirtildi.
Uzmanlar kepekle mücadelede ne öneriyor?
Dermatoloji Uzmanı Dr. Ayşe Demir, kepekle mücadelede en önemli adımın doğru şampuan seçimi olduğunu söylüyor. Dr. Demir’e göre, kepek sorunu yaşayan kişilerin rastgele ürünler denemek yerine, içeriklerinde çinko pirition, ketokonazol ya da salisilik asit bulunan şampuanlara yönelmesi gerekiyor. Bu maddeler, hem saç derisindeki pullanmayı azaltıyor hem de kepeğe neden olan mikroorganizmaların çoğalmasını kontrol altına alıyor.
Dr. Demir ayrıca, şampuanın kullanım şeklinin de en az içeriği kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Kepek şampuanlarının saç derisinde birkaç dakika bekletilmesi gerektiğini vurgulayan uzman, sık yıkamanın her zaman çözüm olmadığını, saç tipine göre bir yıkama rutini oluşturulmasının daha etkili sonuç verdiğini ifade ediyor. Beslenmenin de kepek üzerinde etkili olduğunu belirten Dr. Demir, omega-3 yağ asitleri, çinko ve B vitaminlerinden zengin bir diyetin saç derisi sağlığını desteklediğini söylüyor. Gerekli durumlarda probiyotik takviyelerin de saç derisindeki mikrobiyal dengeye katkı sağlayabileceği ifade ediliyor.

Ne zaman doktora başvurulmalı?
Uzmanlar, kepeğin çoğu zaman basit önlemlerle kontrol altına alınabildiğini ancak bazı durumlarda mutlaka dermatoloğa başvurulması gerektiğini belirtiyor. Kepeğe şiddetli kaşıntı, kızarıklık, kabuklanma ya da saç derisinde hassasiyet eşlik ediyorsa, altta yatan daha ciddi bir cilt hastalığı söz konusu olabiliyor. Bu tür durumlarda erken tanı ve uygun tedavi, hem belirtilerin hafiflemesini hem de uzun vadede saç derisi sağlığının korunmasını sağlıyor.





