Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), finansal istikrarı güçlendirmek amacıyla koordineli bir dizi karar aldı.

Kredi kartı limitlerine düzenleme

Düzenlemenin en çok dikkat çeken maddesi, yüksek limitli ancak atıl duran kart limitlerinin düşürülmesi oldu. Buna göre, Tüm bankalardaki toplam limiti 400 bin TL üzerinde olanların, son bir yıldaki en düşük kullanım dönemleri baz alınarak limitleri düşürülecek. İşlemler 15 Şubat 2026'ya kadar tamamlanacak.

Kredi Kartı-2

Yeni kart ve limit artışlarında sadece belgelenebilir gelir dikkate alınacak. Gelir ispatı yapılamayan limit artışları onaylanmayacak.

Borçlulara 48 ay yapılandırma müjdesi

Ödeme güçlüğü çekenler için bir çıkış yolu sunuldu. Borcu gecikmeye düşmüş veya asgari tutarı ödeyememiş vatandaşlar, başvuruda bulunmaları halinde borçlarını 48 aya kadar vadeyle yapılandırabilecek. Düzenlemeden yararlanmak isteyenlerin 3 ay içinde bankalarına müracaat etmesi gerekiyor.

Konut kredilerinde sıfır-ikinci el ayrımı kalktı

Gayrimenkul piyasasını hareketlendirecek teknik bir değişiklik yapıldı. Konut kredilerinde daha önce uygulanan sıfır ve ikinci el bina ayrımı sona erdirildi. Kredi kullanım oranları evin enerji sınıfına göre belirlenecek.

Kendisinin veya ailesinin üzerine kayıtlı evi olanlara yönelik kredi sınırlandırması (%75 azaltılmış oran) uygulanmaya devam edecek.

Kredi Kartı Faiz Oranları 1 Ekim Itibariyle Değişiyor

TCMB'den döviz ve KMH freni

Merkez Bankası ise piyasadaki likiditeyi kontrol altına almak için büyüme sınırlarını güncelledi. 8 haftalık büyüme sınırı %1’den %0,5’e düşürüldü.

Bireysel KMH'lar için ilk kez büyüme sınırı getirilerek 8 haftalık artış payı %2 ile sınırlandırıldı. Eğitim ödemeleri bu sınırın dışında tutuldu.

Kamuoyundan ve uzmanlardan eleştiriler

BDDK, düzenlemenin yasa dışı bahisle mücadele ve tüketiciyi koruma amaçlı olduğunu savunsa da, uzmanlar özellikle limit azaltımının acil durum rezervi işlevi gören kartları işlevsiz bırakabileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca, 15 Şubat'a kadar limitlerini korumak isteyenlerin tüketim çılgınlığına yönelerek enflasyonla mücadeleye ters etki yapabileceği de tartışılan konular arasında.