Geleneksel Japon çay seremonilerinin temel taşı olan matcha, son dönemde sağlıklı yaşam trendlerinin vazgeçilmezi haline geldi. Normal yeşil çaydan en büyük farkı, yaprakların demlenip atılması yerine, tamamının toz haline getirilerek tüketilmesidir. Bu yöntem, bitkinin sunduğu tüm besin değerlerinin doğrudan vücuda alınmasını sağlıyor. Gölgede yetiştirilen "tencha" yapraklarından elde edilen bu özel toz, karakteristik parlak yeşil rengi ve yoğun aromasıyla biliniyor.

Üretim aşamasındaki gölge faktörü

Matcha'nın kalitesini belirleyen en önemli unsur, hasat öncesindeki yetiştirilme biçimidir. Çay bitkileri, hasattan yaklaşık 20 ila 30 gün önce güneş ışığından korunmak amacıyla gölgeye alınır. Bu süreç, bitkideki klorofilin artmasına ve yaprakların daha koyu bir yeşil tonu almasına neden olur. Aynı zamanda güneş ışığının engellenmesi, çaya kendine has tadını veren amino asitlerin, özellikle de L-theanine miktarının yükselmesini sağlar. Hasat sonrası yapraklar buhardan geçirilir, kurutulur ve taş değirmenlerde çok ince bir toz haline getirilir.

Maça 2 2

Standart yeşil çay ile arasındaki farklar

Sıradan bir bardak yeşil çay ile kıyaslandığında matcha, çok daha yoğun bir içeriğe sahiptir. Araştırmalar, bir fincan matchanın sağladığı antioksidan miktarının, 10 fincan demlenmiş yeşil çaya eşdeğer olabileceğini göstermektedir. İçeriğindeki EGCG (epigallokateşin gallat) adlı bileşen sayesinde metabolizmayı hızlandırma ve hücre onarımına destek olma özellikleriyle öne çıkar. Ayrıca, kahve gibi ani enerji yükselişi ve düşüşü yaşatmak yerine, L-theanine bileşeni sayesinde gün boyu daha dengeli ve odaklanmış bir enerji seviyesi sunar.

Maça 1

Hazırlama tekniği ve kullanım alanları

Matcha hazırlamak için geleneksel yöntemlerde "chawan" adı verilen bir kase ve "chasen" denilen bambu fırça kullanılır. Yaklaşık 80 derece sıcaklıktaki suyla buluşturulan toz, üzerinde ince bir köpük oluşana kadar hızlı hareketlerle çırpılır. Günümüzde sadece çay olarak değil; tatlılarda, dondurmalarda, smoothielerde ve "matcha latte" formunda da sıkça tüketiliyor. Ancak uzmanlar, yüksek klorofil ve besin değeri nedeniyle günlük tüketimde aşırıya kaçılmaması gerektiği konusunda uyarıyor.