Modern yaşamın getirdiği geç saatte yemek yeme alışkanlığı, vücudun biyolojik saatiyle çatışarak kalp hastalıklarına davetiye çıkarıyor. Northwestern Üniversitesi Feinberg Tıp Fakültesi araştırmacıları, beslenme düzenini vücudun doğal uyku-uyanıklık döngüsüne (sirkadiyen ritim) uydurmanın sağlığa etkilerini inceledi. "Ne yediğiniz kadar, ne zaman yediğiniz de önemli" diyen uzmanlar, akşam rutininde yapılacak küçük bir değişikliğin kalp krizi ve diyabet riskini ciddi oranda düşürebileceğini kanıtladı.
Gece açlığı kalbi dinlendiriyor
Araştırmaya göre, yatmadan üç saat önce yemeği kesip gece boyunca aç kalma süresini sadece iki saat uzatmak bile vücutta büyük değişimler başlatıyor. Çalışmaya katılan orta yaşlı ve yaşlı yetişkinler, aldıkları kalori miktarını azaltmasalar dahi kan basıncında %3,5, kalp atış hızında ise %5 oranında düşüş yaşadı. Bu durum, kalbin gece boyunca kendini çok daha verimli bir şekilde toparladığını ve gündüz-gece ritminin daha sağlıklı bir hale geldiğini gösteriyor.
Şeker kontrolünde ilaçsız çözüm
Haberin en dikkat çekici kısımlarından biri de kan şekeri üzerindeki etkiler. Yatmadan önce mutfağı kapatan bireylerin pankreasları, glukoz verildiğinde çok daha etkili yanıt vererek insülin salınımını iyileştirdi. Bu da gün içindeki kan şekeri seviyelerinin daha istikrarlı kalmasını sağlıyor. Uzmanlar, bu yöntemin özellikle diyabet ve karaciğer yağlanması gibi kronik hastalık riski taşıyanlar için erişilebilir ve ilaç dışı bir yaklaşım olduğunu vurguluyor.
Sadece yemek değil, ışıklar da önemli
Dr. Daniela Grimaldi ve ekibinin yürüttüğü çalışmada, beslenme zamanlamasının yanı sıra ışık faktörüne de dikkat çekildi. Deneye katılanların uykudan 3 saat önce yemek yemeyi bıraktıkları gibi aynı zamanda ışıkları da kıstıkları gözlemlendi. Bu bütünsel yaklaşım, metabolizma ve uyku arasındaki koordinasyonu güçlendirerek vücudun dinlenme moduna tam kapasiteyle geçmesine yardımcı oluyor.