Kyodo ajansının servis ettiği bilgilere göre, Tsukuba Üniversitesi bünyesinde görev yapan bilim insanları, çalışan kesimin uyku kalitesi ile iş hayatındaki performansları arasındaki korelasyonu mercek altına aldı. Profesör Masashi Yanagisawa'nın liderlik ettiği çalışma grubu, araştırma verilerini toplamak için "Pokemon Sleep" isimli akıllı telefon uygulamasından yararlandı. Bu kapsamda, Japonya genelinde faaliyet gösteren 79 binden fazla çalışanın 28 günlük süre zarfındaki uyku verileri ve dinlenme kaliteleri detaylıca analiz edildi.
Uyku alışkanlıkları beş temel kategori altında incelendi
Gerçekleştirilen bilimsel çalışmada katılımcıların uyku rutinleri; sağlıklı, uzun, kesintili, kötü ve "sosyal jet lag yaşayanlar" olmak üzere beş ayrı grup altında sınıflandırıldı. Bu gruplar arasında yer alan ve sosyal jet lag yaşayan kitlenin, hafta sonlarında hafta içine kıyasla oldukça farklı saatlerde uyuyarak doğal biyolojik ritimlerini bozdukları kaydedildi.
Araştırma sonuçları, özellikle bu biyolojik ritim bozukluğunu yaşayan bireylerin iş verimliliği noktasında en düşük performansı sergileyen grup olduğunu kanıtladı. Söz konusu çalışanların, fiziksel olarak mesai başında bulunmalarına rağmen, uykusuzluk ve gün içinde yaşadıkları sersemlik hissi nedeniyle üretim kapasitelerinin ciddi şekilde gerilediği saptandı.
Sosyal jet lag yaşayan her çalışan yıllık 140 bin yen zarara sebep oluyor
Verimlilik kaybının mali boyutunu hesaplayan uzmanlar, sosyal jet lag yaşayan bir çalışanın, sağlıklı uyku düzenine sahip bir meslektaşına oranla yıllık kişi başı yaklaşık 140 bin yen (yaklaşık 915 dolar) tutarında bir ekonomik kayba sebebiyet verdiğini belirledi. Japonya’daki toplam çalışan nüfusun yaklaşık yüzde 16’sının bu durumu tecrübe ettiği varsayıldığında, ülkenin genel yıllık ekonomik kaybının 1 trilyon yene (yaklaşık 6,55 milyar dolar) ulaştığı tahmin ediliyor.
İdeal uyku süresinin dışına çıkılması verimlilik kaybını tetikliyor
Çalışma, uyku süresinin olması gerekenden çok daha uzun veya çok kısa tutulmasının doğrudan verimlilik düşüşüyle sonuçlandığını gösterdi. Elde edilen bulgular ışığında araştırmacılar, insan sağlığı ve iş performansı için 6 ila 9 saat aralığındaki uykunun ideal olduğu sonucuna vardı. Öte yandan, gereğinden uzun süren uyku sürelerinin depresyon ya da uyku apnesi gibi farklı sağlık problemlerinin habercisi olabileceği konusunda uyarıda bulunuldu.
Araştırma ekibi, iş yerlerinde yaşanacak performans kayıplarının önüne geçebilmek adına düzenli uyku alışkanlıklarının teşvik edilmesinin kritik bir öneme sahip olduğunun altını çizdi.