Yaşam

Şöhret ateşi: Antik Çağ’dan bugüne Herostratus sendromu

Psikoloji ve sosyoloji literatüründe “Herostratus sendromu” olarak tanımlanan olgu, kişinin ne pahasına olursa olsun tanınmak istemesiyle ortaya çıkıyor. Uzmanlar, bu davranışın tarihsel kökenleri kadar günümüzdeki medya ve sosyal ağlarla ilişkisine de dikkat çekiyor.

Görünür olmak, konuşulmak ve iz bırakmak günümüz dünyasında güçlü bir motivasyon hâline gelmiş durumda. Ancak bazı bireyler için bu istek, toplumsal ve ahlaki sınırların tamamen göz ardı edilmesine yol açabiliyor. Akademik çalışmalarda bu durum Herostratus sendromu kavramıyla açıklanıyor.

Herostratus sendromu nedir?

Herostratus sendromu, kişinin şöhret kazanmak uğruna yıkıcı ya da provokatif eylemler gerçekleştirmesi olarak tanımlanıyor. Bu kavram, “herostratik şöhret” ifadesiyle birlikte anılıyor ve sonuç odaklı bir ün arayışını anlatıyor. Burada önemli olan tanınmak; bunun neye mal olduğu ise ikinci planda kalıyor.

Tarihsel kökeni

Herostratus Sendromu adını, MÖ 356 yılında Efes’teki Artemis Tapınağı’nı ateşe veren Herostratus’tan alıyor. Antik kaynaklara göre Herostratus’un tek amacı adını tarihe yazdırmaktı. Dünyanın yedi harikasından biri olan tapınağı yakarak bunu başardı. Efes yöneticileri, benzer eylemleri önlemek amacıyla Herostratus’un adının anılmasını yasakladı. Ancak Antik Çağ tarihçileri Theopompus ve Strabon’un aktarımları sayesinde bu yasak etkisiz kaldı ve Herostratus, tarihte “kötü şöhretin” simgesi haline geldi.

Akademik literatür ne diyor?

Kent State University Press tarafından yayımlanan Terrorism for Self-Glorification adlı çalışmasında Albert Borowitz, Herostratus sendromunu bireysel narsisizmle sınırlı görmüyor. Borowitz’e göre bu davranış biçimi, toplumsal ilgiyle beslendiğinde daha da güçleniyor ve “kendini yüceltme” aracı hâline geliyor.

Günümüzde Herostratus sendromu

Uzmanlara göre modern çağda fiziksel yıkımın yerini medya ve dijital platformlar aldı. Provokatif paylaşımlar, nefret dili, şiddeti normalleştiren içerikler ve başkalarını aşağılayarak dikkat çekme çabaları, sendromun güncel yansımaları arasında gösteriliyor. Sosyolog Julia H. Fawcett, Herostratus’u “kendini tarihe zorla yazdırmaya çalışan bir figür” olarak tanımlıyor ve bu tutumun bugün de farklı biçimlerde tekrarlandığını vurguluyor.

Bu davranış neden yayılıyor?

Araştırmalar, herostratik davranışların temelinde onaylanma ihtiyacı, değersizlik hissi ve görünürlük arzusu olduğunu gösteriyor. Medya ve sosyal ağlar, bu kişilere hızlı ve geniş bir görünürlük sağladığı için davranışın ödüllendirildiği bir ortam yaratıyor.

Döngü nasıl kırılabilir?

Uzmanlara göre Herostratus sendromunun en önemli yakıtı ilgidir. Paylaşım, yorum ve etkileşim arttıkça bu davranışlar da çoğalıyor. Bu nedenle akademisyenler, odağın yıkıcı figürlerden çekilip topluma değer katan, nezaket ve dayanışmayı güçlendiren kişilere yöneltilmesi gerektiğini vurguluyor.