Gıda fiyatlarındaki artış hız kesmeden gündemdeki yerini korurken, Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı tarafından açıklanan mart ayı verileri dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Kurumun yayımladığı Gıda Fiyat Endeksi (TEGE) verileri, mart ayında gıda enflasyonunda sınırlı bir yavaşlama yaşandığını gösterse de yıllık seviyenin hâlâ yüksek olduğunu ortaya koydu. 1-25 Mart 2026 dönemine ilişkin hesaplamalara göre aylık gıda enflasyonu yüzde 2,90 olarak gerçekleşti. Yıllık bazda ise TEGE verilerine göre gıda enflasyonu mart 2026 itibarıyla yüzde 33,4 seviyesine ulaştı.
Taze meyve ve sebzede fiyat değişimi dikkat çekti
Mart ayı verileri, özellikle taze meyve ve sebze grubunda belirgin bir fiyat ayrışmasına işaret etti. Bu grupta bazı ürünlerde düşüş görülürken, bazılarında ise artışların öne çıktığı gözlemlendi. Fiyatı en hızlı gerileyen ürünler arasında kabak, salatalık ve kivi yer aldı. Buna karşılık taze fasulye, patlıcan ve karnabahar gibi ürünlerde belirgin fiyat artışları kaydedildi. Bu durum, gıda enflasyonunun genel seyrine rağmen, ürün bazlı dalgalanmaların sürdüğünü ortaya koydu.
Taze meyve ve sebze grubunun dışında kalan ürünlerde de dikkat çekici fiyat hareketleri yaşandı. Bu kategoride en belirgin artışlar mayonez, kahvaltılık tahıl gevreği ve tavuk etinde görüldü. Aynı dönemde yerli palamut, diğer balık türleri ve ceviz fiyatlarında ise düşüş tespit edildi. Böylece mart ayında gıda fiyatlarında genel bir artış eğilimi görülse de bazı ürünlerdeki gerilemeler dengelenme sinyali verdi.
KKTC’de de gıda enflasyonu geriledi
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için hesaplanan KKTC Gıda Fiyat Endeksi (KKTC-TEGE) verileri de mart ayı için açıklandı. 1-25 Mart 2026 dönemini kapsayan verilere göre, aylık gıda enflasyonu yüzde 2,08 olarak hesaplandı. Önceki iki ayda daha yüksek seviyelerde seyreden gıda enflasyonunun mart ayında yeniden düşüş eğilimine girdiği gözlemlendi. Bu gelişme, bölgesel ölçekte gıda fiyatlarında bir miktar yavaşlama yaşandığına işaret etti.
Hürmüz Boğazı uyarısı: Küresel risk artıyor
Öte yandan küresel ölçekte gıda fiyatlarını etkileyebilecek risklere ilişkin önemli bir uyarı da Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından yapıldı. Kurumun Başekonomisti Máximo Torero, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek uzun süreli bir kapanmanın küresel gıda tedarik zinciri üzerinde ciddi etkiler yaratabileceğini ifade etti.
Torero, söz konusu boğazdan geçen tanker trafiğinin yüzde 90’dan fazla azalması durumunda, bunun sadece enerji piyasalarını değil, aynı zamanda tarımsal üretim ve gıda arzını da doğrudan etkileyeceğini belirtti. Artan enerji ve lojistik maliyetlerinin dünya genelinde çiftçilerin üretim maliyetlerini yükselttiğine dikkat çeken Torero, bu durumun gıda fiyatlarına da yansıyabileceğini vurguladı.
Mevcut koşullarda küresel gıda stoklarının yeterli seviyede olduğunu dile getiren Torero, ancak olası bir kesintinin üç ay ya da daha uzun sürmesi hâlinde bu tablonun değişebileceğini söyledi. “Bu sadece bir enerji şoku değil.” ifadelerini kullanan FAO Başekonomisti, yaşanabilecek bir krizin aynı zamanda gıda güvenliği açısından da ciddi riskler barındırdığına işaret etti.