İnsanoğlunun sahip olduğu keskin ve detaylı görme yeteneği, doğadaki en karmaşık mühendislik harikalarından biridir. Ancak bu sistemin anne karnındayken nasıl kurulduğu bugüne kadar büyük bir sırdı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden Robert J. Johnston Jr. liderliğindeki ekip, organoid (laboratuvarda yetiştirilen doku kümeleri) teknolojisini kullanarak bu gizemi aydınlattı. Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımlanan çalışma, görme kaybı yaşayan milyonlarca hasta için "kişiye özel hücre tedavisi" umudunu yeşertti.
Laboratuvarda yetişen "mini gözler"
Araştırmacılar, gerçek bir retinanın gelişimini gözlemlemek için petri kaplarında fetüs hücrelerinden küçük retina dokuları ürettiler. "Organoid" adı verilen bu yapay dokular, aylarca izlenerek gözün merkezi bölgesinin (foveola) nasıl şekillendiği adım adım kaydedildi. Bu teknoloji sayesinde bilim insanları, ilk kez insan gözünün gelişimini bir fare veya balık gözüyle kıyaslamadan, doğrudan kendi biyolojimiz üzerinden inceleme fırsatı buldu.
Mavi hücrelerin kırmızı ve yeşile dönüşümü
Gözümüzün merkezinde yer alan ve en keskin görüşü sağlayan bölge, sadece kırmızı ve yeşil ışığa duyarlı hücrelerden oluşur. Bilim insanları uzun süre, mavi ışığa duyarlı hücrelerin bu bölgeden "kaçtığını" düşünüyordu. Ancak yeni çalışma ezberleri bozdu: Mavi hücreler aslında oradan gitmiyor; A vitamininden türetilen bir asit ve tiroid hormonlarının etkisiyle kimlik değiştirerek kırmızı veya yeşil hücrelere dönüşüyor. Uzmanlara göre, eğer bu dönüşüm gerçekleşmeseydi, dünyayı bu kadar net görmemiz imkansız olurdu.
Onlarca yıllık teori alt üst oldu
Eski inanışın aksine, gözdeki hücrelerin kaderi en baştan belli değil. Araştırma ekibi, 10. haftada mavi olan hücrelerin 14. haftaya gelindiğinde nasıl dönüştüğünü kanıtladı. Dr. Johnston, bu sürecin gözün en hassas bölgesi olan makulayı nasıl koruduğunu açıkladı:
"Hücrelerin zamanla dönüşüme uğraması gerçekten şaşırtıcı."
Bu keşif, özellikle yaşa bağlı görme bozukluklarının temelini anlamak için dev bir adım olarak nitelendiriliyor.
Nakil yoluyla görmeyi geri kazandırma umudu
Bu araştırmanın asıl heyecan verici yanı, tedavi edilemeyen göz hastalıklarına karşı sunduğu potansiyel. Bilim insanları, foveola bölgesindeki bozulmaların makula dejenerasyonu ve glokom gibi hastalıklara yol açtığını biliyor. Artık bu bölgenin nasıl inşa edildiği bilindiği için, laboratuvarda sağlıklı hücreler üretip hastanın gözüne nakletmek bir "hayal" olmaktan çıktı. Hedef, kaybedilen görme yeteneğini sağlıklı hücre takviyesiyle geri kazanmak.
Sipariş üzerine sağlıklı hücreler üretilecek
Gelecekte, görme kaybı yaşayan hastalar için "siparişe göre" fotoreseptör hücreleri üretilmesi planlanıyor. Araştırmacılar, bu teknolojinin klinik uygulamaya geçmesi için hala zamana ve güvenlik testlerine ihtiyaç olduğunu belirtse de, gidilen yolun çok parlak olduğunu vurguluyor. Gözün iç işleyişini bu kadar detaylı anlamak, bir gün körlüğün tamamen tarihe karışabileceği bir dünyanın kapılarını aralıyor.