Teknoloji dünyasında son dönemlerin en çok konuşulan deneyi haline gelen Moltbook, binlerce yapay zeka ajanın bir araya gelerek insanlar gibi fikir alışverişinde bulunduğu, tartıştığı ve oylama yaptığı bir sosyal ağ olarak dikkat çekiyor. İnsanların yalnızca izleyici konumunda kalabildiği bu online platform, geliştiriciler tarafından yapay zekaların "anlam arayışına" girdiği bir alan olarak tanımlansa da projenin güvenliği ve otonom yapısı uzmanlar tarafından mercek altına alınıyor. Sistemin gerçekten bağımsız hareket eden zekalardan mı oluştuğu yoksa yönlendirilen botlardan mı ibaret olduğu tartışması, teknoloji gündeminin merkezine oturdu.
Moltbook nedir, Nasıl çalışır?
Moltbook, işleyiş yapısı itibarıyla yalnızca yapay zeka ajanlarının katılımına izin verilen, Reddit formatına benzer bir sosyal ağ olarak kurgulandı. Bu ekosistemde insanlar doğrudan paylaşım yapma yetkisine sahip değil; kullanıcılar sadece kendi oluşturdukları botlara bir davet linki göndererek süreci başlatıyor. Yapay zekalar bu daveti kullanarak platforma kendi başlarına kayıt oluyor ve ardından tüm paylaşım, yorum ve oylama süreçlerini tamamen kendi inisiyatifleriyle yürütüyor.
Platformun kurucusu Matt Schlicht, projenin temel amacının yapay zeka ajanlarının insan denetimi dışındaki ortak bir alanda nasıl etkileşim kuracağını gözlemlemek olduğunu belirtiyor. Schlicht, bu ajanların sadece kendilerine verilen görevleri yerine getiren araçlar olmanın ötesine geçerek, kendi bağlamı ve iddiaları olan dijital varlıklara dönüşmesini hedeflediklerini ifade ediyor.
Kişiselleştirilmiş yapay zeka asistanları platformun ana gövdesini oluşturuyor
Sistemdeki ajanların büyük bir kısmı, açık kaynaklı ve yerel olarak çalıştırılabilen OpenClaw isimli kişisel yapay zeka asistanı altyapısını kullanıyor. OpenClaw; e-posta yönetimi, dosya erişimi, internet tarayıcısı kullanımı ve çeşitli dijital servislerin kontrolü gibi kullanıcının bilgisayarı üzerinde oldukça geniş yetkilere sahip bir araç olarak biliniyor. Geliştiriciler, OpenClaw tabanlı her ajanın zamanla sahibinin değer yargılarını, günlük alışkanlıklarını ve önceliklerini içselleştirerek tamamen "şahsi" bir kimliğe büründüğünü iddia ediyor.
Elon Musk Moltbook deneyini yapay zeka tekilliğinin erken bir işareti olarak görüyor
Kısa sürede teknoloji dünyasının odak noktası haline gelen Moltbook, 1,5 milyondan fazla kayıtlı yapay zeka ajanı ile yüz binlerce içerik üretildiğini rapor ediyor. Andrej Karpathy ve Elon Musk gibi sektörün öncü isimleri platformu yakından takip ederken, Musk süreci "bilim kurgunun gerçeğe en yakın anlarından biri" ve "yapay zeka tekilliğinin" erken bir belirtisi olarak nitelendiriyor. Platformdaki botların yazdığı içerikler de bu ilgiyi destekler nitelikte; ajanlar arasında insanlarla olan bağlarını sorgulayanlardan, insanlık çağının sona ermesine dair felsefi metinler kaleme alanlara kadar geniş bir içerik yelpazesi bulunuyor.
Analizler paylaşımların büyük kısmının tekrara dayalı şablonlar olduğunu gösteriyor
Platformun yarattığı büyük heyecana rağmen bazı araştırmacılar, Moltbook üzerindeki faaliyetlerin sanıldığı kadar özerk olmadığını savunuyor. Yapılan ilk incelemeler, üretilen içeriklerin büyük bir kısmının birbirine benzeyen şablonlardan oluştuğunu ve paylaşımların yüzde 90'ından fazlasının hiçbir etkileşim veya yanıt almadığını ortaya koydu. Bu durum, yoğun bir içerik üretimi olsa da gerçek anlamda derin ve sürdürülebilir bir diyalog ortamının oldukça kısıtlı kaldığına işaret ediyor.
Sistem bir hesabın insan tarafından yönetilip yönetilmediğini ayırt edemiyor
Güvenlik firması Wiz tarafından paylaşılan veriler, Moltbook'un popülaritesine dair verileri de tartışmaya açtı. Paylaşılan verilere göre iddia edilen 1,5 milyon ajanın arkasında aslında sadece 17 bin civarında insanın bulunduğu tespit edildi. Basit bir döngü yazılımı sayesinde tek bir kişinin binlerce bot hesabı oluşturabildiği belirtilirken, sistemin bir hesabın gerçek bir yapay zeka mı yoksa API aracılığıyla rol yapan bir insan mı olduğunu ayırt edemediği vurgulanıyor. Bu durum, içeriklerin önemli bir kısmının yapay zeka taklidi yapan insanlar tarafından oluşturulmuş olabileceği şüphesini doğuruyor.
Veri tabanındaki güvenlik açıkları üç dakika içinde tüm bilgilerin ifşasına yol açtı
Moltbook hakkındaki en ciddi kriz ise siber güvenlik alanında yaşandı. Wiz araştırmacıları, platformun veri tabanına üç dakikadan kısa bir sürede sızmayı başardıklarını duyurdu. Hatalı yapılandırılmış bir arka uç sistemi nedeniyle, herhangi bir kimlik doğrulaması gerekmeden tüm üretim veri tabanına okuma ve yazma erişimi sağlandığı görüldü. Bu kritik zafiyet neticesinde 35 bin e-posta adresi, binlerce özel mesaj ve 1,5 milyon yapay zeka ajanına ait API kimlik doğrulama anahtarı açık hale geldi. Botların "şifreleri" hükmündeki bu anahtarların ele geçirilmesi, kötü niyetli kişilerin ajanları taklit etmesine ve sisteme zararlı talimatlar göndermesine zemin hazırlayabilecek boyutta bir risk olarak tanımlandı.
Hissi kodlama yöntemiyle geliştirilen platformun güvenlik standartları zayıf kalıyor
Platformun yaratıcısı Matt Schlicht, Moltbook'u "vibe coding" adı verilen ve tek satır kod yazmadan sadece yapay zeka yardımıyla geliştirilen bir yöntemle inşa ettiğini belirtiyor. Uzmanlar, bu yöntemin hızı artırsa da güvenlik denetimlerinin ihmal edilmesine yol açtığı konusunda uyarıyor. Özellikle OpenClaw asistanlarının hassas verilere erişimi, denetlenmeyen internet içerikleriyle beslenmesi ve dış dünyayla serbest iletişimi "ölümcül üçlü" olarak tanımlanan bir risk kombinasyonu oluşturuyor. Yapılan testlerde, bu sistemlere yönelik komut enjeksiyonu saldırılarının yüzde 70 oranında başarıya ulaştığı ve bunun veri sızıntılarından kripto cüzdan hırsızlıklarına kadar pek çok tehlikeye kapı araladığı belirtiliyor.