Bilim

115 milyon yıllık tarih: Dev köpek balığı keşfiyle ezber bozuldu

Kuzey Avustralya’daki Darwin Formasyonu’nda gün yüzüne çıkarılan fosiller, devasa boyutlardaki köpek balıklarının tarih sahnesine sanılandan çok daha erken çıktığını kanıtladı.

Bilim dünyası, okyanusların en korkutucu yırtıcıları olan köpek balıklarının evrimsel tarihini kökten değiştirecek bir keşfe imza attı. Kuzey Avustralya’daki Darwin Formasyonu’nda bulunan 115 milyon yıllık devasa fosiller, modern köpek balığı soylarının devleşme sürecinin sanılandan çok daha eski ve "Güney Yarımküre" merkezli olduğunu ortaya koydu.

Devleşme süreci 15 milyon yıl geriye çekildi

Communications Biology dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, günümüzde Büyük Beyaz gibi türleri kapsayan "lamniform" (dik burunlular) grubunun devasa boyutlara ulaşması, Orta Kretase yerine Erken Kretase dönemine dayanıyor. Daha önce dev köpek balıklarının yaklaşık 100 milyon yıl önce Kuzey Amerika ve Avrupa sularında ortaya çıktığı düşünülürken, yeni bulgular bu tarihi 15 milyon yıl geriye çekti.

3 Tonluk "Cardabiodontid" Türü

Kıkırdaklı yapıları nedeniyle fosilleşmesi oldukça güç olan köpek balıklarından geriye kalan beş nadir omur (vertebra) fosili, araştırmanın temelini oluşturdu. Casuarina Beach açıklarında bulunan bu kalıntılar üzerinde yapılan incelemelerde sonuçlara ulaşıldı. En büyüğü 12,6 cm çapa sahip olan omurlar, canlının 6 ile 8 metre uzunluğunda olduğunu gösteriyor.

Bu antik devin ağırlığının 3 tonun üzerinde olduğu tahmin ediliyor.

Boyutları itibarıyla döneminin en büyük deniz sürüngenleriyle (plesiosaur) rekabet edebilecek düzeyde olduğu belirlendi.

Evrimsel bir başarı hikayesi

Araştırma ekibinden Dr. Mohamad Bazzi, bu keşfin lamniform köpek balıklarının evrimlerinin çok erken bir aşamasında "üst düzey yırtıcı" rollerini üstlendiğini kanıtladığını belirtti. Bilim insanları, bu devasa gövde modelinin 115 milyon yıldır değişmeden çalışan bir "başarı formülü" olduğunu vurguluyor. Keşif, sadece köpek balıklarının tarihini değil, aynı zamanda Güney Yarımküre'nin antik deniz ekosistemlerindeki önemini de yeniden gündeme taşıdı.