Almanya’da 2024 yılında yasalaşan ve Türk toplumunun on yıllardır beklediği "çifte vatandaşlık" hakkı, beklentilerin çok uzağında kaldı. Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları (YTB) Başkanı Abdülhadi Turus’un TBMM Dışişleri Komisyonu’na sunduğu veriler, gurbetçilerin Türk vatandaşlığına geçme konusunda oldukça temkinli davrandığını kanıtladı. 800 bin kişilik potansiyel başvuru havuzundan sadece yüzde 4’lük bir kesimin adım atması, gurbetçi ile anavatan arasındaki "güven" bağlarını tartışmaya açtı.

Beklenti 800 bindi, başvuru 30 binde kaldı

YTB Başkanı Abdülhadi Turus, komisyonda yaptığı sunumda acı tabloyu rakamlarla ortaya koydu. Kendisi de Almanya doğumlu olan Turus, çifte vatandaşlık hakkı olan Türk kökenli Alman vatandaşlarından şu ana kadar yalnızca 30 bine yakın başvuru alındığını belirtti. Beklentinin neden bu kadar düşük kaldığına dair soruya ise Avrupa’da giderek artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığını gerekçe gösterdi.

Tr Vatandaşlık 2

"Demokrasi ve pasaport itibarı" eleştirisi

Konuyu yakından takip eden CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, düşük başvuru oranının sadece Avrupa’daki ırkçılıkla açıklanamayacağını savundu. Gurbetçilerin Türkiye’deki demokratik standartlar konusunda endişeli olduğunu belirten Çakırözer, Türk pasaportunun uluslararası alandaki itibar kaybının da etkili olduğunu vurguladı. Vatandaşların, "Çifte vatandaş olursam ileride Alman vatandaşlığımı tehlikeye atar mıyım?" korkusu yaşadığına dikkat çeken Çakırözer, ülkemizdeki hukuk sistemine duyulan güvenin başvuru sayılarını doğrudan etkilediğini ifade etti.

Tr Vatandaşlık

Gurbetçinin en büyük korkusu: Hak kaybı

Haberin arka planında yatan en büyük endişe ise gurbetçilerin kazandıkları hakları kaybetme korkusu olarak öne çıkıyor. Almanya’da yükselen aşırı sağın etkisiyle, "ikinci bir vatandaşlığa sahip olmanın" gelecekte kendilerine karşı bir koz olarak kullanılmasından çekinen binlerce Türk, mevcut Alman vatandaşlığını riske atmamak adına Türk vatandaşlığına başvurmaktan kaçınıyor. Bu durum, anavatanla olan bağın "hukuki" boyuttan ziyade "gönül bağı" olarak kalmasına neden oluyor.

Kaynak: Sözcü