Bilim dünyasında uzun süredir bilinen ancak nedeni tam olarak anlaşılamayan bir paradoks bulunuyor: Kanser tedavisi gören veya kanser geçmişi olan bireylerde Alzheimer görülme riski çok daha düşük. Ocak 2026’da Nature dergisinde yayımlanan ve 15 yıllık bir emeğin ürünü olan yeni bir çalışma, bu korumanın ardındaki biyolojik sırrı gün yüzüne çıkardı.
Kanserin koruyucu yan ürünü: Midkine proteini
Araştırmacılar, özellikle bazı kanser türlerinde aşırı miktarda üretilen ve normalde bir hücre büyüme faktörü olan "midkine" isimli proteinin, kan-beyin bariyerini aşarak beyni Alzheimer’dan koruduğunu keşfetti. Fare modelleri üzerinde yapılan deneyler, bu proteinin Alzheimer’ın en büyük nedeni olan amiloid plaklarının oluşumunu doğrudan engellediğini gösterdi.

Nasıl koruyor?
Normal şartlarda amiloid beta proteinleri beyinde birikerek "plak" adı verilen zehirli kümeler oluşturur. Ancak kanser hücrelerinin bolca ürettiği midkine proteini zararlı amiloid kümelerinin birbirine yapışmasını engelliyor. Mevcut plakların parçalanmasına yardımcı oluyor. Beyindeki nöronlar arasındaki bağı koruyarak hafıza kaybının önüne geçiyor.

Tıbbi bir paradoks: Bir hastalık diğerini engelliyor
St. Jude Çocuk Araştırma Hastanesi ve diğer uluslararası merkezlerden bilim insanlarının yürüttüğü çalışma, midkine geninin çıkarıldığı farelerde amiloid birikiminin hızlandığını, bu proteinin eklendiğinde ise beyin hasarının durduğunu kanıtladı.

Alzheimer tedavisinde yeni bir devir mi?
Bu keşif, kanserin kendisinin iyi bir şey olduğu anlamına gelmiyor; ancak kanser hücrelerinin kullandığı bu "hayatta kalma" mekanizmasının, Alzheimer’a karşı yeni ilaçlar geliştirmek için bir model olabileceğini gösteriyor.
Uzmanlar, midkine proteininin etkisini taklit eden ancak kansere yol açmayan sentetik moleküller geliştirerek Alzheimer’ı durdurabileceklerini umut ediyor. Bu sayede, gelecekte Alzheimer hastaları için kanser hücrelerinin bu doğal koruma stratejisi bir tedaviye dönüştürülebilir.





