Yaşam

Beyin egzersizlerinin demans üzerindeki etkisi kanıtlandı

ABD’de gerçekleştirilen ve 20 yıl süren kapsamlı bir araştırma, 65 yaş üstü bireylerde uygulanan kısa süreli bilişsel eğitimlerin demans gelişimini önemli ölçüde yavaşlattığını doğruladı.

Abone Ol

Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) tarafından desteklenen "Advanced Cognitive Training for Independent and Vital Elderly (ACTIVE)" adlı klinik çalışma, yaşlılık döneminde yapılan zihinsel egzersizlerin uzun vadeli koruyucu etkisini mercek altına aldı. 1998-1999 yıllarında başlatılan ve iki on yılı kapsayan araştırma, özellikle işlem hızına odaklanan eğitimlerin demans riskini %25 oranında azalttığını bilimsel verilerle ortaya koydu.

Araştırma kapsamında iki binden fazla katılımcı farklı gruplarda izlendi

Deney sürecinde toplam 2 bin 802 katılımcı rastgele yöntemle dört ayrı gruba dahil edildi. Bu gruplardan üçüne hafıza, akıl yürütme veya işlem hızı konularında özel eğitimler verilirken, dördüncü grup herhangi bir müdahale yapılmadan kontrol grubu olarak takip edildi. Katılımcılar, beş ile altı haftalık bir zaman diliminde, süreleri 60 ile 75 dakika arasında değişen en fazla 10 oturumluk bir programı tamamladı. Bu kişilerin yaklaşık yarısına, sürecin devamlılığını sağlamak amacıyla 11. ve 35. aylarda dörder ek "pekiştirme" oturumu daha uygulandı.

İşlem hızı eğitimi alan bireylerde demans görülme oranı daha düşük çıktı

Araştırmacılar 20 yıllık izleme sürecinin sonunda elde edilen verileri analiz ettiğinde, işlem hızı eğitimi alan ve ek oturumlara katılan 264 kişilik gruptaki 105 kişiye (%40) demans teşhisi konulduğunu belirledi. Buna karşılık, hiçbir eğitim almayan 491 kişilik kontrol grubunda 239 kişinin (%49) demans geliştirdiği saptandı. Elde edilen bu rakamlar, hız temelli eğitimlerin demans riskini yaklaşık dörtte bir oranında azalttığını gösterdi. Çalışmada dikkat çeken bir diğer ayrıntı ise hafıza ve akıl yürütme eğitimlerinin demans riskini azaltma konusunda istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmaması oldu.

Katılımcıların sağlık verileri yirmi yıl boyunca Medicare üzerinden takip edildi

1999 ile 2019 yılları arasındaki demans tanıları, 2 bin 21 katılımcının Medicare kayıtları üzerinden titizlikle incelendi. Araştırma başlangıcında yaş ortalaması 74 olan grubun %75’ini kadınlar, %70’ini ise beyazlar oluştururken, 20 yıllık takip süresince katılımcıların yaklaşık dörtte üçü yaşamını yitirdi. Günlük hayatı ve bireysel bağımsızlığı doğrudan etkileyen bilişsel gerilemenin, bu tür müdahalelerle küçük bir miktar geciktirilmesinin bile toplum sağlığı ve ekonomik giderler açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı.

Uzmanlar ilaç dışı müdahalenin uzun vadeli başarısını dikkat çekici buluyor

Johns Hopkins Tıp Fakültesi Alzheimer Hastalığı Araştırma Merkezi Direktörü ve çalışmanın sorumlu yazarı Marilyn Albert, elde edilen sonuçları değerlendirdi. Albert, "Bu kadar mütevazı ve ilaç dışı bir müdahalenin 20 yıl sonra bile etkili olması dikkat çekici" ifadelerini kullanırken, söz konusu etkinin altında yatan biyolojik mekanizmaların henüz tam olarak aydınlatılamadığını kaydetti.

Uyarlanabilir eğitim modeli ve örtük öğrenme stratejisi başarıyı getiriyor

Hız eğitiminin diğer yöntemlere göre neden daha başarılı olduğu konusunda araştırmacılar, programın "uyarlanabilir" yapısına işaret ediyor. Eğitim sırasında zorluk seviyesi, kişinin anlık performansına göre dinamik olarak güncellendi; başarılı olanlar daha karmaşık görevlere yönlendirilirken, zorlananlar için tempo yavaşlatıldı. Ayrıca bu eğitimin, bir becerinin alışkanlığa dönüşmesini sağlayan "örtük öğrenme" sistemine dayandığı, hafıza ve akıl yürütme eğitimlerinin ise "açık öğrenme" stratejilerini kullandığı belirtildi. Bilim insanları, bu iki öğrenme modelinin beyinde farklı sistemleri aktive ettiğini öngörüyor.

Sağlıklı yaşlanma için bilişsel eğitimlerin diğer faktörlerle desteklenmesi gerekiyor

Bilim heyeti, zihinsel eğitimlerin demans başlangıcını öteleyebileceğini ancak bu sonucun daha kapsamlı çalışmalarla desteklenmesi gerektiğini hatırlattı. Bilişsel sağlığı korumak adına düzenli fiziksel aktivite yapmanın yanı sıra tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi kalp sağlığını doğrudan etkileyen unsurların kontrol altında tutulmasının da önemine dikkat çekildi.