Yusuf Tekin imzasıyla Yükseköğretim Kurulu, ÖSYM ve TÜBİTAK başta olmak üzere eğitim sisteminin temel paydaşlarına gönderilen yazı, Türkiye’de sınav sistemlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Söz konusu yazıda, mevcut ölçme ve değerlendirme anlayışının güncellenmesi gerektiği açık şekilde vurgulanırken, yeni dönemde daha bütüncül ve beceri odaklı bir yapıya geçilmesi hedefleniyor.

Bakan Tekin’den kritik yazı: YÖK, ÖSYM ve TÜBİTAK sürece dahil edildi

Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli doğrultusunda öğrencilerin sahip olması gereken becerilerin nasıl ölçüleceğine ilişkin kapsamlı bir rehber hazırlandı. “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu” adı verilen bu çalışma, yalnızca merkezi sınavlar için değil; okul içi yazılılar, ders kitapları ve yardımcı kaynakların hazırlanmasında da temel referans olarak kullanılacak şekilde tasarlandı. Böylece ölçme-değerlendirme süreçlerinde ülke genelinde ortak bir yaklaşım oluşturulması amaçlanıyor.

Kılavuzun oluşturulma süreci de geniş kapsamlı bir saha çalışmasına dayanıyor. Milli Eğitim Bakanlığı Ortaöğretim Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen pilot uygulamalar, Türkiye genelinde belirlenen 12 ilde gerçekleştirildi. Bu süreçte hem ortaokul hem de lise düzeyinde binlerce öğrencinin katılımıyla sınavlar yapıldı. Temel eğitim düzeyinde 6. sınıf öğrencilerinden oluşan 4 bini aşkın öğrenci, ortaöğretim düzeyinde ise 10 bini aşkın 10. sınıf öğrencisi bu çalışmalara dahil edildi. Toplamda 14 binden fazla öğrencinin katılımıyla elde edilen veriler, yeni sistemin altyapısını oluşturdu.

Pilot uygulamalar yolu aydınlatıyor

Pilot uygulamalar sırasında yalnızca test sonuçları değil, öğrencilerin düşünme süreçlerini ortaya koyan nitel veriler de dikkate alındı. Öğrencilerle yapılan bilişsel görüşmeler ve “sesli düşünme” yöntemleri sayesinde, soruların nasıl algılandığı ve çözüldüğü detaylı biçimde analiz edildi. Elde edilen bulgular doğrultusunda hazırlanan kılavuzda, öğrencinin öğrendiği bilgiyi yeni ve gerçek hayatla ilişkili durumlarda ne ölçüde kullanabildiği temel kriter olarak belirlendi. Bu yaklaşım, klasik ezber odaklı ölçme sisteminden uzaklaşılarak, bilgiyi yorumlama, transfer etme ve uygulama becerilerini ön plana çıkarıyor.

Hazırlanan kılavuzda ayrıca soru yazım süreçlerinin daha sistematik hale getirilmesi için çeşitli öneriler, kontrol listeleri ve örnek uygulamalara da yer verildi. Bu sayede sahada karşılaşılan yapısal sorunların azaltılması, soru kalitesinin artırılması ve ölçme-değerlendirme alanında ortak bir dilin oluşturulması hedefleniyor. Eğitimcilerden soru hazırlayıcılarına kadar geniş bir kesimi ilgilendiren bu düzenleme, öğretim süreçleri ile ölçme araçları arasındaki uyumu da güçlendirmeyi amaçlıyor.

Yeni modelde hedef: Bilgiyi değil, beceriyi ölçen sınav sistemi

Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmelerde, yeni yaklaşımın yalnızca akademik başarıyı değil; öğrencilerin zihinsel, duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimini birlikte ele alan bir eğitim anlayışını desteklediği vurgulandı. Bu doğrultuda ölçme-değerlendirme süreçlerinin de sadece sonuç odaklı değil, öğrenmeyi geliştiren ve yönlendiren bir araç olarak konumlandırılması gerektiği ifade edildi.

Hazırlanan “Bağlam Temelli Çoktan Seçmeli Soru Yazım Kılavuzu”nun, bundan sonraki süreçte merkezi sınavlardan okul içi değerlendirmelere kadar geniş bir alanda zorunlu başvuru kaynağı olarak kullanılacağı belirtildi. Bu kapsamda tüm ilgili kurum, kuruluş ve eğitim paydaşlarının söz konusu rehberi esas alarak hareket etmesi gerektiğinin altı çizildi. Yeni düzenleme ile birlikte Türkiye’de sınav sisteminin daha adil, geçerli ve beceri temelli bir yapıya kavuşturulması hedefleniyor.

Kaynak: cumhuriyet.com.tr