Başarılı oyuncu Erkan Petekkaya, rol aldığı projeler ve uzun yıllara yayılan tecrübesiyle sektörün en tanınan isimleri arasında yer alıyor. Son olarak bir röportajda mesleğine, sektördeki çalışma düzenine ve hayatına dair samimi değerlendirmelerde bulunan Petekkaya, oyunculuğun sanıldığı kadar bireysel değil, aksine yoğun bir ekip çalışması gerektirdiğini vurguladı.
“Oyunculuk ekip işidir”
Petekkaya, oyunculuğun temelinde ekip ruhunun yer aldığını belirterek, set ortamında herkesin birbirine bağlı olduğunu söyledi:
“Bizim mesleğimiz faşizan bir iş. Herkes birbirine çok bağlı.”
Setlerin değişen yüzü
Mesleğe başladığı yıllarla bugünü kıyaslayan Petekkaya, geçmişte set koşullarının çok daha zor olduğunu anlattı:
"Çok oluyor, bilmiyorum ki. Ama bizim zamanımızda böyle karavanlar yoktu. Kasa koyuyorlardı, üstüne ayna koyuyorlardı. Sokakta, kahvenin önünde bir yerde kasanın üstüne, tabure diye oturuyorduk. Sokakta, karda kışta, orada makyajımızı yapıyorlardı. Minibüs vardı bir tane, kadınlar, kızlar orada giyiniyordu. Erkekler dışarıda... Bize fon bezi geriyorlardı. Karda kışta sokakta giyiniyorduk. Şimdi karavan da var, şımarmayalım değil mi? Yaklaşık 150 ülkeye satıyoruz dizilerimizi. Az buz değil. Yanlış söylemeyelim, 130 ülke olsun. Çok ciddi rakamlar. Gerçekten çok iyi."
Yapay zeka yorumu: “Kalbi yok”
Yapay zekanın oyunculuk üzerindeki olası etkileri hakkında da konuşan Petekkaya, bu teknolojinin insan duygusunun yerini alamayacağını savundu:
“Yapay zekanın zekası var ama kalbi yok, hiçbir yapay zeka insanın gözündeki duyguyu, ifadeyi veremez, anlatamaz gibi geliyor."
Zor roller ve mesleki sınavlar
Rolün büyüğü ya da küçüğü olmadığını her zaman savunduğunu belirten Petekkaya, bazı karakterlerin kendisi için ciddi bir sınav olduğunu söyledi:
"Öncelikle meslek hayatımda her zaman rolün küçüğü, büyüğü yoktur diye düşündüm. Dolayısıyla oynadığım her rol benim için zordur. Ejder de zor, diğerleri de zordu ama aralarında diğerlerinden daha zor olanlar oldu. 'O Kız' diye bir dizide oynadım. O benim için çok zordu. Gerçekten çok zorlandım. Bin kere pişman oldum o diziyi kabul ettiğime. Kaç kere aynada kavga ettim kendimle. Neyse sonuçta rezil olmadım. "Niye böyle bir şeye girdim?" dedim kendime. Ne gerek vardı? Başaramayacağım diye korktum."
Aile kayıpları ve bağış kararı
Röportajda özel hayatına da değinen Petekkaya, anne ve babasını kaybetmenin kendisi için hâlâ çok zor olduğunu söyledi. Özellikle Alzheimer hastalığıyla mücadele eden annesinin kendisini tanıyamadığı anın hayatındaki en acı anlardan biri olduğunu dile getirdi:
"Annem bahçede oturuyordu. Ben bir yere gittim geldim. Gittiğimde bir şey yoktu. Geldiğimde beni tanımadı, "Sen kimsin?" dedi. O gün her şey bitti. Çok zor bir şey. "Anne ne yapıyorsun?" diyorum, cinlerle konuşuyor falan. Çok enteresan bir şey. O rahatsızlığın aslında zorluğunu çeken yakını. Türkiye Alzheimer Derneğine insanların daha çok ilgi göstermesini isterim. Dilerim buradan birileri duyuyorsa bizi eğer..."
Genç oyunculara mesaj
Petekkaya, mesleğe yeni başlayan oyunculara disiplin, çalışma ve gözlem yapmanın önemini vurguladı. Oyunculuğun anlık refleksler ve ekip uyumuyla şekillenen bir meslek olduğunu söyleyen Petekkaya, başarının temelinde sabır ve düzenli çalışmanın yer aldığını ifade etti.





