Yüzde aniden gelişen parlamalar, kalıcı kırmızı lekeler ve sivilceye benzer kabarıklıklarla kendini belli eden roza (gül hastalığı), özellikle 30 yaşından sonra ortaya çıkma eğilimi gösteriyor.
Yaş aldıkça belirtiler artıyor
Hastalığın yaşla birlikte neden şiddetlendiğine dair kesin bir bilimsel kanıt bulunmasa da uzmanlar birkaç temel faktör üzerinde duruyor. Yıllar boyu güneşe ve çevresel tetikleyicilere maruz kalmak, damar çevresindeki dokuları zayıflatarak damarların kalıcı olarak genişlemesine yol açıyor.

Gül hastalığını neden olur?
Yaşlanma ve güneş hasarıyla birlikte kolajen liflerinin incelmesi, cildin esnekliğini yitirmesine ve altındaki damarların çok daha görünür hale gelmesine neden oluyor.
Bilimsel bir bağ henüz netleşmese de perimenopoz ve menopoz dönemlerindeki hormonal dalgalanmaların, birçok hastada alevlenmeleri tetiklediği gözlemleniyor.

Fiziksel rahatsızlıklara neden olabilir
Roza, sadece görsel bir sorun olmanın ötesinde; ciltte aşırı kuruluk, yanma hissi ve gerginlik gibi fiziksel rahatsızlıklara da yol açabiliyor. İleri aşamalarda gözlerde kaşıntı ve kumlanma hissi ile burun derisinde kalınlaşma gibi ciddi semptomlar gelişebiliyor. Tedavi edilmediği takdirde bu alevlenmeler aylarca sürebilen bir döngüye dönüşebiliyor.

Önlemek için neler yapılımalı?
Hastalığı yönetmek için çok yönlü bir yaklaşım gerekiyor. Uzmanlar, kişisel tetikleyicileri (acı gıdalar, alkol, stres, aşırı sıcak/soğuk ve güneş) belirlemenin ve bunlardan mümkün olduğunca kaçınmanın alevlenme sayısını azalttığını vurguluyor. Tamamen kaçınmanın mümkün olmadığı hava şartları gibi durumlarda ise profesyonel dermatolojik destek ve uygun cilt bakım rutinleri, yaşam kalitesini artırmada kritik rol oynuyor.





