Yalova’da 6. kattaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybeden ünlü sanatçı Güllü’nün (Gül Tut) ölümüne ilişkin adli süreç karmaşık bir hal alırken, aile üyeleri hakkındaki iddialar da gündemdeki yerini koruyor. Şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter’in "tasarlayarak kasten yakınını öldürme" suçlamasıyla tutuklandığı soruşturmada, hedefteki bir diğer isim olan oğul Tuğberk Yağız Gülter, hakkındaki yasadışı madde kullanım ihbarlarına yönelik sessizliğini bozdu. Gülter, avukatı Rahmi Çelik aracılığıyla hazırlanan ve bilimsel sonuçları içeren açıklamayı sosyal medya hesabı üzerinden kamuoyuyla paylaştı.
Asılsız ihbarlar üzerine kapsamlı arama yapıldı
Avukat Rahmi Çelik tarafından yapılan açıklamada, 20 Aralık 2025 tarihinde emniyet birimlerine ulaştırılan ihbarların hiçbir dayanağı olmadığı ve vicdan sınırlarını zorladığı belirtildi. İhbarlarda, müvekkilinin ve yakınlarının ikametgahlarında yasadışı maddeler bulundurdukları ve kullandıkları, hatta bu durumun merhume Güllü’nün kaybıyla bir bağı olduğu iddialarının yer aldığı hatırlatıldı. Söz konusu iddiaların "karanlık bir elin ürünü" olarak nitelendirildiği açıklamada, adli makamların ihbar üzerine Gülter’in hanesinde kapsamlı bir arama gerçekleştirdiği bilgisi verildi.

Biyolojik testlerin sonucu negatif olarak tescillendi
Yürütülen titiz tahkikat ve arama çalışmaları neticesinde evde herhangi bir suç unsuruna veya yasaklı maddeye rastlanmadığı vurgulandı. Tuğberk Yağız Gülter’e uygulanan biyolojik tetkiklerin sonuçlarının "negatif" çıktığı belirtilen metinde şu ifadelere yer verildi:
"Müvekkilime uygulanan ilk biyolojik tetkik ve testlerin neticeleri 'Negatif' çıkarak iddiaların asılsızlığı bilimsel olarak tescillenmiş, Merhume Gül Tut'un vefatı üzerinden kurgulanan menfur senaryoların, yalnızca bir ailenin yasını kirletmeye yönelik beyhude bir çabadan ibaret olduğu gün yüzüne çıkmıştır."
Hukuki girişimler başlatıldı
Açıklamanın sonunda, acı bir kaybın ardından ailenin yasını kirletmeye ve merhume Güllü’nün hatırasına zarar vermeye yönelik bu "iftira" içerikli ihbarları yapan kişilerin tespit edilmesi için gerekli adımların atıldığı duyuruldu. İlgili kişiler hakkında hukuki işlemlerin başlatıldığı ve sürecin yakından takip edileceği ifade edildi.





