Geç Tunç Çağı’nda (M.Ö. 1650 - 1200) Anadolu’nun hakimi olan Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Hattuşa, antik dillerin hazinesi olmaya devam ediyor. 1986 yılından bu yana UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan bölgede, geçtiğimiz yıl yapılan kazılarda gün yüzüne çıkarılan bir çivi yazılı tablet, binlerce yıl sonra gizemli bir dili ilk kez gün ışığına çıkardı.
"Kalaşma ülkesinin dili"
Almanya’daki Würzburg Üniversitesi’nden antik diller uzmanı Daniel Schwemer, Hititlerin yabancı dillerdeki ayinleri kaydetmeye olan özel merakına dikkat çekti. Keşfedilen tabletteki Hititçe metin, bu yeni dilin imparatorluğun kuzeybatı ucunda yer alan Kalaşma Ülkesine ait olduğunu belirtiyor.

Uzmanlar, metnin içeriğini henüz tam olarak çözememiş olsa da, bu dilin Hititçe, Luvice ve Palaca ile akraba olan Anadolu Hint-Avrupa dil ailesine üye olduğunu kesinleştirdi.
Bolu-Gerede hattına işaret ediyor
Araştırmalar, antik Kalaşma bölgesinin günümüzdeki Bolu veya Gerede yakınlarında olduğunu gösteriyor. İlginç olan ise, coğrafi olarak Palaca konuşulan bölgeye yakın olan bu yeni dilin, yapısal olarak imparatorluğun güneydoğusunda konuşulan Luvice ile daha fazla ortak özelliğe sahip olması.

Tarihin gizli hazineleri bekliyor
Hattuşa’da bulunan tabletlerin büyük çoğunluğu, İngilizcenin de dahil olduğu Hint-Avrupa dillerinin en eskisi olan Hititçe ile yazılmış olsa da; Luvice, Palaca ve Hattice gibi diller de bu arşivde önemli bir yer tutuyor. Arkeologlar, Kalaşma diline ait bu küçük ipucunun buzdağının sadece görünen kısmı olduğuna inanıyor.
Anadolu’nun uçsuz bucaksız topraklarında, bu unutulmuş dile ait daha fazla tabletin keşfedilmeyi beklediği tahmin ediliyor.





