Sinema dünyasında nadir görülen bir "ağızdan ağıza" (word-of-mouth) başarı öyküsü şu günlerde Türkiye salonlarında yaşanıyor. 6-12 Şubat haftasında vizyona giren ve büyük bir tanıtım kampanyasından ziyade kalitesiyle öne çıkan Hamnet, sınırlı kopyayla vizyona girmesine rağmen dev bütçeli ve yaygın gösterimli rakiplerini geride bırakarak 22,7 milyon TL hasılata ulaştı.
Salon başına dolulukta rekor kırdı
Hamnet’in başarısını asıl çarpıcı kılan rakamlar ise salon sayılarında gizli. Haftanın iddialı yerli filmi "Mutluyuz Mu?" 353 salonda 75 bin izleyiciye ulaşabilirken; Hamnet, bu salon sayısının üçte birinden daha azında (103 salon) 96.376 kişiyi ağırladı. Bu durum, filmin gösterildiği neredeyse her seansta "kapalı gişe" oynadığını ve izleyicilerin bilet bulmakta zorlandığını kanıtlıyor.
İzleyiciyi "hıçkıra hıçkıra ağlatan" hikaye
Peki, 35 milyon dolar bütçeli bu drama neden bu kadar sevildi? Başrollerini Jessie Buckley ve Paul Mescal’in paylaştığı film, William Shakespeare’in oğlu Hamnet’in ölümü sonrası eşi Agnes’in yaşadığı derin yası ve sanatın iyileştirici gücünü anlatıyor. X (Twitter) üzerinde "Hamnet izleyenler" etiketiyle yapılan paylaşımlarda izleyiciler, filmin duygusal ağırlığından bahsediyor. Bir kullanıcının "Film bitti ama içimdeki ağırlık geçmedi" yorumu, yapımın bıraktığı izin derinliğini özetliyor.
Ödül yağmuru
Altın Küre’den "En İyi Drama" ödülüyle dönen film, şimdiden Oscar’ın en güçlü adayları arasında gösteriliyor.
"Yetişkin Sineması" geri döndü
Pandemi sonrası sinemanın sadece aksiyon ve animasyondan ibaret olduğu algısı Hamnet ile yıkılmış görünüyor. Focus Features'ın "yetişkinlere yönelik derin hikaye" stratejisinin bir zaferi olarak görülen film, küresel çapta da 70 milyon dolar hasılatı aşmış durumda. İngiltere'de liste başı olan yapım, Türkiye'deki bu beklenmedik çıkışıyla Türk seyircisinin kaliteli ve dokunaklı hikayelere olan açlığını bir kez daha ortaya koydu.