Beslenme uzmanları, "süper gıda" listelerinin vazgeçilmezi olan cevizin, düzenli tüketildiğinde insan vücudu üzerinde yarattığı mucizevi etkileri sıraladı. Yapılan araştırmalar, besin yoğunluğu en yüksek kuruyemişlerden biri olan cevizin, kronik hastalıklardan bilişsel performansa kadar pek çok alanda koruyucu kalkan görevi gördüğünü kanıtlıyor.

İşte bilimsel veriler ışığında cevizin sağlığa 5 temel faydası:

1. Kalp sağlığı ve felç riskine karşı koruma

Ceviz, bitkisel kökenli bir omega-3 olan alfa-linolenik asidi yüksek miktarda barındıran tek ağaç yemişidir. Vücudun kendi başına üretemediği bu yağ asitleri, özellikle kalp rahatsızlığı olan bireylerde felç riskini düşürmeye ve damar sağlığını korumaya yardımcı olur.

Ceviz (1)

2. Yüksek protein ve lif deposu

Sadece 28 gramlık (bir ons) küçük bir porsiyon ceviz, yaklaşık 4,32 gram protein ve 1,9 gram lif sağlar. Nutrients dergisinde yayımlanan araştırmalara göre, günlük beslenmeye bu miktarda ceviz eklemek, vücudun ihtiyaç duyduğu ancak çoğu zaman eksik kalan besin öğelerinin tamamlanmasını sağlayarak genel diyet kalitesini artırır.

Ceviz (2)

3. Daha keskin bir zihin ve hafıza

Sabah saatlerinde tüketilen ceviz, gün boyu bilişsel hızı artırıyor. Food & Function dergisindeki bulgular, kahvaltıda ceviz yiyenlerin yürütücü işlev gerektiren görevlerde daha hızlı tepki verdiğini ve hafıza hatırlama performanslarının 6 saat sonrasında bile yüksek kaldığını ortaya koyuyor.

Ceviz (3)

4. Doğal uyku reçetesi: Melatonin desteği

Uykusuzluk sorunu çekenler için ceviz doğal bir çözüm sunuyor. Vücudun uyku döngüsünü düzenleyen melatonin hormonu açısından zengin olan bu besin, akşam saatlerinde tüketildiğinde vücudun dinlenme moduna geçişini kolaylaştırarak uyku kalitesini artırıyor.

Ceviz (4)

5. Kanser riskini azaltıcı etki

Bilimsel çalışmalar, cevizin prostat, kolorektal ve meme kanseri gibi türlerde tümör büyümesini yavaşlatabileceğini ve risk oranlarını düşürebileceğini gösteriyor. Ancak uzmanlar, cevizin bir tedavi yöntemi veya ilaç alternatifi olmadığını, yalnızca önleyici ve destekleyici bir beslenme öğesi olarak değerlendirilmesi gerektiğini hatırlatıyor.