Adalet Bakanlığı, banka hesaplarının dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılması nedeniyle haklarında adli işlem başlatılan kişilerin durumunu iyileştirmek amacıyla yeni bir çalışma yürütüyor. Yaklaşık 300 bin hesabı ve on binlerce mahkumiyeti ilgilendiren bu düzenlemenin, TBMM gündemine gelecek olan 12. yargı paketi kapsamına dahil edilmesi planlanıyor. Süreç, özellikle bilişim sistemleri üzerinden işlenen dolandırıcılık suçlarında hesap sahiplerinin sorumluluk sınırlarını yeniden belirlemeyi hedefliyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek düzenlemenin sinyalini verdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, göreve başlamasının ardından yaptığı ilk açıklamada, kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan bu konuya değindi. Konunun sosyal medyada sürekli gündemde tutulduğunu ve kendisine de bu yönde mesajlar ulaştığını belirten Gürlek şunları kaydetti:
"IBAN mağdurları ile ilgili bana da mesaj geliyor. Sosyal medyada da sürekli gündemde tutuyorlar. İnşallah bunu 12. pakete koymayı düşünüyoruz."
Bu açıklama ile birlikte, yüz binlerce dosyayı etkileyecek yasal değişikliğin takvimi de netleşmeye başladı.

Yargılanan kişi sayısının 300 bini aştığı tahmin ediliyor
Türk Ceza Kanunu’nun nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen 158. maddesi uyarınca, banka hesaplarını bilerek veya bilmeyerek yasa dışı işlemlerde kullandıran kişiler hakkında geniş kapsamlı adli süreçler işletiliyor. Güncel tahminlere göre, bu kapsamda hakkında işlem yapılan kişi sayısı 300 bin civarında seyrediyor. Mevcut dosyalardan yaklaşık 50 bininde mahkumiyet kararı verildiği ve ceza alan kişilerin bir kısmının infaz süreçlerinin cezaevlerinde devam ettiği belirtiliyor.
Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar verileri paylaştı
Konuya ilişkin teknik detaylar, Adalet Bakan Yardımcısı Niyazi Acar tarafından 2025 yılı sonunda Meclis komisyonunda yapılan bilgilendirmede paylaşıldı. Acar, bilişim sistemleri vasıtasıyla gerçekleştirilen dolandırıcılık suçları kapsamında açılan kamu davası sayısının 291 bin 379 olduğunu, güncel rakamın ise 300 bini geçtiğini ifade etti. Yargılama kriterlerine de değinen Acar, hesabını kullandıran kişinin hileyi bilmesi durumunda dolandırıcılık suçundan cezalandırıldığını; hileyi bilmeden menfaat temin edenlerin durumunun dosya bazlı incelendiğini, hiçbir menfaat sağlamadığı belirlenenler hakkında ise beraat kararı verilebildiğini kaydetti.
Nitelikli dolandırıcılık suçlarında görevli mahkeme değişikliği tartışılıyor
Hazırlık aşamasındaki düzenleme, daha önce 11. yargı paketi sürecinde de gündeme gelen bazı yapısal değişiklikleri içeriyor. Bu kapsamda, nitelikli dolandırıcılık suçlarına ilişkin yargılamaların ağır ceza mahkemelerinden alınarak asliye ceza mahkemelerine devredilmesi üzerinde duruluyor. Ayrıca, belirli şartları taşıyan dosyaların uzlaşma kapsamına alınması da tartışılan çözüm önerileri arasında yer alıyor.

Siber suç türlerinde ve yöntemlerinde artış gözleniyor
Son yıllarda özellikle IBAN ve GSM hatları üzerinden yürütülen dolandırıcılık vakalarında belirgin bir artış kaydediliyor. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2025 yılında yapılan açıklamada; kimlik avı (phishing), sahte internet siteleri, sosyal mühendislik ve bankacılık dolandırıcılığının en yaygın siber suç yöntemleri olduğu vurgulanmıştı. Maddi kazanç vaadiyle ikna edilerek hesaplarını üçüncü şahıslara kullandıran bireyler, bu süreçte ağır hapis cezaları ve mali sorumluluklarla karşı karşıya kalabiliyor. Yeni düzenlemenin içeriği ve halihazırda ceza almış kişilere tanınacak hukuki imkanlar, paketin Meclis’e sunulmasıyla netlik kazanacak.





