Bilim insanları, günde en az üç porsiyon tam tahıl tüketen bireylerde bel çevresi genişlemesi, yüksek tansiyon ve kan şekeri artışı gibi risklerin, rafine gıda tüketenlere oranla çok daha düşük seyrettiğini saptadı. 3 bin 100’den fazla katılımcının 18 yıl boyunca izlendiği dev araştırma, beyaz ekmekten tam buğdaya geçişin hayati önemini gözler önüne serdi.

Her gün tüketilmeli
Tufts Üniversitesi uzmanları, 1970’li yıllardan bu yana devam eden verileri analiz ederek tam tahıl tüketiminin metabolik sağlık üzerindeki uzun vadeli etkilerini inceledi. Çalışma, özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde görülen "bel çevresi yağlanması" ile mücadelede çarpıcı sonuçlar verdi.
Bel çevresindeki artışı azaltıyor
Araştırmanın en dikkat çekici bulguları, vücut ölçümleri ve kan değerleri üzerindeki değişimlerde görüldü. Yağlanma kontrolü ile günlük beslenmesinde yulaf, esmer pirinç ve tam buğdaya yer verenlerin bel çevresindeki genişleme, beyaz ekmek ve makarna tercih edenlere göre yarı yarıya daha az gerçekleşti.
Tansiyon ve şeker dengesini sağlayan tam tahıl tüketen grupta kan şekerinin yükselme hızı yavaşlarken, tansiyon değerlerinin de daha sağlıklı seviyelerde kaldığı gözlemlendi. Rafine tahılları azaltan bireylerde, kalp sağlığı için kritik bir gösterge olan kandaki trigliserit seviyelerinde belirgin iyileşmeler saptandı.

Lif ve vitamin kaynağı koruma sağlıyor
Uzmanlar, tam tahılların rafine edilmiş "beyaz" muadillerinden temel farkının besin değerini koruması olduğunu vurguluyor. Lif, vitamin ve mineral açısından zengin olan bu gıdalar;
-
Kan şekerini dengede tutuyor,
-
Sindirim sisteminin verimli çalışmasını sağlıyor,
-
Vücuttaki kronik iltihaplanmayı (enflamasyon) minimize ediyor.
"Sadece ekleme yapmak yetmez"
Araştırma heyeti, sağlıklı bir yaşlılık dönemi için sadece tam tahıl tüketimini artırmanın yeterli olmadığını, aynı zamanda beyaz ekmek, makarna ve işlenmiş unlu mamullerin de eş zamanlı olarak azaltılması gerektiğini hatırlatıyor.





