Yaşam

Japon balığı bakımında yapılan hatalar

Hassas bir tür oldukları için değil, fanus kullanımı ve hatalı besleme gibi çevresel faktörler nedeniyle Japon balıklarının ömrü kısalıyor.

Abone Ol

Evcil hayvanlar arasında popüler bir yere sahip olan Japon balıklarının, yaygın kanının aksine hassas bir tür olmadıkları, ancak maruz bırakıldıkları olumsuz çevre koşulları sebebiyle kısa ömürlü oldukları kaydedildi. Özellikle fanus kullanımının getirdiği hijyen sorunları, su değerlerindeki istikrarsızlık ve besleme hatalarının bu ölümlerdeki ana faktörler olduğu tespit edildi.

Su parametrelerindeki değişimler hayati risk taşıyor

Japon balıklarının sağlığını tehdit eden unsurların başında ani su değişimleri ve su sıcaklığında meydana gelen dalgalanmalar yer alıyor. Bunun yanı sıra doğrudan musluktan alınan kireçli suların kullanımı, balıkların fizyolojik dengesini bozuyor. Aşırı ve gereğinden sık yapılan besleme faaliyetleri ile yaşam alanının hızla kirlenmesi, bu türün hayatta kalma şansını ciddi oranda düşürüyor.

Fanus kullanımı sağlıklı bir yaşam alanı sunmuyor

Küçük ve masum görünümleri nedeniyle bir bardakta dahi yaşayabileceği düşünülen Japon balıkları, aslında çok hızlı atık ve dışkı üreten bir türdür. Bu biyolojik özellik, kısıtlı bir hacme sahip olan fanusların kısa sürede kirlenmesine ve suyun balık için zehirli bir hale gelmesine sebebiyet veriyor. Uzmanlar, sorunun balığın bünyesinde değil, fanus içinde bakılmaya çalışılmasında olduğunu vurguluyor. Sağlıklı bir gelişim için geniş akvaryumların tercih edilmesi, düzenli su değişimlerinin yapılması ve dipte biriken atıkların özel temizleyicilerle uzaklaştırılması gerektiği ifade ediliyor.

Uzun dışkı formasyonu sindirim sisteminin aktifliğini simgeliyor

Gözlemlenen fiziksel değişimler arasında yer alan ve bazen yeni bir uzantı sanılan ince uzun yapılar, Japon balıklarının doğal dışkılama biçimi olarak tanımlanıyor. Balığın boyuna bağlı olarak 15 santimetreye kadar ulaşabilen bu ip benzeri dışkılar, özellikle lifsiz ve yoğun besleme durumlarında daha belirgin hale geliyor. Bir hastalık belirtisi olarak algılanabilen bu durum uzmanlar tarafından, "bu durum hastalık değil, aksine sindirim sistemlerinin ne kadar aktif çalıştığını gösterir." ifadesiyle açıklanıyor.