İskoçya’nın kuzeyindeki Orkney takımadalarına bağlı Sanday Adası’nda, doğanın bir lütfuyla tarihin en ilginç bulmacalarından biri aydınlandı. Şubat 2024’te şiddetli bir fırtınanın ardından kumsaldaki kumların çekilmesiyle devasa meşe keresteler gün yüzüne çıktı. Sahilde koşan bir okul çocuğunun fark ettiği bu kalıntılar, arkeologlar ve yerel gönüllülerin 18 ay süren titiz dedektiflik çalışması sonucunda kimliğine kavuştu. 23 Temmuz 2025 tarihli raporlara göre, bu enkazın 18. yüzyılın en meşhur gemilerinden biri olan HMS Hind olduğu resmen doğrulandı.
7 Yıl Savaşları'ndan balina avcılığına: "Şanslı" bir ömür
Deniz arkeologları tarafından "inanılmaz derecede uzun ömürlü ve şanslı" olarak tanımlanan HMS Hind, 1749 yılında İngiltere’nin Chichester kentinde inşa edildi. 24 toplu bir Kraliyet Donanması fırkateyni olarak göreve başlayan gemi, dünya tarihini değiştiren kritik anlara tanıklık etti:
-
1750’lerde Jamaika açıklarında devriye gezdi.
-
1758’de Louisbourg ve 1759’da Fransızların Kanada’da yenildiği tarihi Quebec Kuşatması’nda aktif rol oynadı.
-
1770’lerde Amerikan Devrim Savaşı’nda İngiliz filosunun parçasıydı.
-
On yıl boyunca İrlanda Denizi’nde eğitim gemisi olarak hizmet verdikten sonra emekli edildi.

Ancak HMS Hind’in macerası burada bitmedi. Gemi, 500 tonluk bir balina avlama gemisine dönüştürülerek "The Earl of Chatham" adını aldı ve Kuzey Kutup Dairesi’nde buzlu sulara yelken açtı.
Facianın eşiğinden mucizevi kurtuluş
Takvimler 29 Nisan 1788’i gösterdiğinde, Kuzey Denizi’nde patlayan şiddetli bir fırtına gemiyi Sanday Adası açıklarında kayalıklara sürükledi. Geminin şansı burada da yaver gitti; tarihe geçen kayıtlara göre gemideki 56 kişinin tamamı sağ kurtulmayı başardı. Enkaz ise yüzyıllar boyunca kumların altında sessizce bekleyeceği mezarına gömüldü.
Arkeolojik dedektiflik: Ağaç halkaları gerçeği fısıldadı
Wessex Archaeology ve Historic Environment Scotland (HES) uzmanları, enkazın kimliğini belirlemek için modern teknolojiyi kullandı. 10 metreye 5 metre boyutlarındaki gövde kesitinden alınan örnekler üzerinde yapılan dendrokronolojik (ağaç halkası tarihi) analizler, meşelerin Güney ve Güneybatı İngiltere’den geldiğini ve 1748 baharında kesildiğini kanıtladı.
Sanday sakinleri ve yerel araştırmacıların katılımıyla yürütülen projede, arşiv kayıtları ve devlet sicilleri taranarak bölgede batan 270 gemi arasından doğru isim elendi. İlginç bir detay ise, ağaçsız bir ada olan Sanday’de yerli halkın yüzyıllardır bu enkazlardan çıkan odunları evlerinin çatılarında ve direklerinde kullanmış olmasıydı.

Geleceği su altında korunuyor
Şu anda Sanday Miras Merkezi’nde su dolu tanklarda koruma altına alınan HMS Hind’in keresteleri, tuzdan arındırma ve konservasyon süreçlerinden geçiyor. Uzmanlar, bu keşfin sadece bir gemi enkazı değil, toplulukların kendi miraslarını keşfetme gücünün bir sembolü olduğunu vurguluyor.





