Akıllı telefonlar günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası haline gelirken, uzmanlar bu cihazların uyku düzeni üzerindeki etkilerine ilişkin uyarılarını sürdürüyor. Harvard Medical School tarafından yürütülen ve mavi ışığın uyku üzerindeki etkilerini inceleyen kapsamlı araştırma, akıllı telefon ekranlarının melatonin salgısını baskılayarak uykuya dalma süresini uzattığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre özellikle sabah uyanma alışkanlıkları, gece uykusunun kalitesi ve gün içindeki ruh hali üzerinde belirleyici rol oynuyor.
Telefon yatak odasında neden sorun yaratıyor?
Uyku uzmanlarına göre telefonların yatak odasında bulunması, sağlıklı bir uyku düzeninin önündeki en önemli engellerden biri. Telefon ekranlarından yayılan mavi ışık, uyku hormonu olarak bilinen melatoninin salgılanmasını baskılıyor. Bu durum uykuya dalma süresini uzatırken, gece boyunca sık uyanmalara da yol açabiliyor.
Sabah ilk temas uykunun devamını bozuyor
Harvard Medical School bünyesinde uyku ve sirkadiyen ritimler üzerine çalışmalarıyla bilinen Dr. Charles A. Czeisler, sabah uyanır uyanmaz telefon ekranına bakmanın beynin doğal uyanma sürecini bozduğunu belirtiyor. Czeisler’e göre alarmı kapatmak için bile ekrana maruz kalmak, beynin henüz tamamlamadığı uyku döngüsünü ani şekilde kesintiye uğratıyor. Bu durum, günün ilk saatlerinde dikkat dağınıklığı, huzursuzluk ve yorgunluk hissini artırabiliyor.

Çalar saatle uyananlar daha sakin başlıyor
Uyku ve wellness alanında çalışan uzmanlar, klasik çalar saat kullanan kişilerin sabahları daha az stresli uyandığını belirtiyor. Alarm sesiyle uyanıp doğrudan ekrana maruz kalmamak, zihnin günün ilk anlarında daha sakin kalmasına yardımcı oluyor. Bu alışkanlığın özellikle stres, kaygı ve uykusuzluk yaşayan kişilerde daha belirgin etkiler gösterdiği ifade ediliyor.

Gece telefonu uzak tutmak fark yaratıyor
Uzmanların önerileri arasında telefonun gece boyunca yataktan uzak bir noktada tutulması da yer alıyor. Bu basit değişikliğin, uykuya dalmayı kolaylaştırdığı ve sabahları daha dinlenmiş hissetmeyi sağladığı belirtiliyor.
Teknolojiyi tamamen bırakmak gerekmiyor
Uzmanlar, sağlıklı bir uyku için teknolojiyi tamamen hayatımızdan çıkarmanın şart olmadığını vurguluyor. Ancak alarm görevini basit bir çalar saate devretmenin, uyku kalitesinde gözle görülür bir iyileşme sağlayabileceği ifade ediliyor. Düşük teknolojili bu küçük alışkanlık değişikliği; daha derin bir uyku, daha sakin sabahlar ve güne daha dengeli bir başlangıç için etkili bir adım olarak değerlendiriliyor.





