Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Avrupa Birliği ile serbest ticaret anlaşmasına varıldığını duyurarak, yaklaşık yirmi yıla yayılan görüşme sürecinin resmen sonuçlandığını açıkladı.
Küresel jeopolitik dengelerin hızla dönüştüğü ve Washington ile ilişkilerin gerilimli bir seyir izlediği bir dönemde gerçekleşen bu mutabakat, Hindistan Başbakanı Narendra Modi tarafından kamuoyuna ilan edildi. Bir enerji etkinliğinde konuşan Modi, bu stratejik adımın Hindistan’daki yatırımcı iklimini ve iş dünyasındaki güveni pekiştireceğini ifade etti. Başbakan Modi, imzalanan anlaşmanın ülkesinin imalat ve hizmet sektörlerine ivme kazandırmasının yanı sıra, küresel tedarik zincirlerini ve ticari bağları daha dirençli hale getireceğini vurguladı.

Küresel dengeler ve siyasi stratejiler müzakere sürecini hızlandırdı
Yıllar boyunca kesintili şekilde devam eden müzakerelerin neticelenmesi, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump yönetiminin etkisiyle şekillenen yeni dünya düzeninin bir yansıması olarak görülüyor. Anlaşmanın resmi duyurusunu gerçekleştirmek üzere Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, Yeni Delhi'de üst düzey temaslarda bulunuyor. AB kanadı, geçmişte Hint yetkililerle yaşanan ticari anlaşmazlıklara rağmen, ABD ve Çin'e olan ekonomik bağımlılığını asgari düzeye indirme stratejisine odaklanmış durumda.
Hindistan tarafı ise bu hamleyle hem dış dünyadaki korumacılık algısını kırmayı hem de Trump yönetiminin uyguladığı yüzde 50 oranındaki tarifelerin olumsuz etkilerinden korunmayı hedefliyor. Aynı zamanda Yeni Delhi yönetimi, bu anlaşmayı Rusya ile yürüttüğü ilişkileri dengeleyici bir unsur olarak kullanıyor. Güney Asya Araştırmaları Enstitüsü Ticaret ve Ekonomi Araştırma Sorumlusu Amitendu Palit, Trump’ın politikalarının yarattığı belirsizlik nedeniyle devletlerin uzlaşmaya daha yatkın hale geldiğini belirterek, "Çeşitlendirme kesin olarak gerekli. Oyunun kuralı bu" değerlendirmesinde bulundu.

Ticaret hacminin on yıl içinde iki katına çıkması hedefleniyor
Halihazırda yıllık 180 milyar euronun üzerinde bir mal ve hizmet ticareti gerçekleştiren taraflar, bu anlaşma ile ekonomik ilişkilerini yeni bir boyuta taşıyor. 2032 yılına kadar Avrupa Birliği’nin Hindistan’a yönelik ihracatının iki katına çıkması öngörülürken, Hindistan’ın AB’ye sunduğu gümrük vergisi indirimleri daha önce hiçbir ticaret ortağına tanınmayan seviyelere ulaşıyor. Bu kapsamda, AB menşeli otomobillere uygulanan yüzde 110 oranındaki gümrük vergisi kademeli olarak yüzde 10’a çekilecek; takip eden 5 ila 10 yıllık süreçte ise bu oranın sıfırlanması hedeflenecek.
Sektörel vergi indirimleri ve hassas ürünlerdeki istisnalar belirlendi
Anlaşma, sanayi ürünlerinden tarıma kadar geniş bir yelpazede gümrük düzenlemelerini içeriyor. AB’den ithal edilen makinelere uygulanan yüzde 44, kimyasal ürünlerdeki yüzde 22 ve ilaç sanayisindeki yüzde 11’e varan vergilerin büyük bölümünün kaldırılması planlanıyor. Tarım ve gıda ürünlerinde ise ortalama yüzde 36’yı aşan vergilerin sonlandırılması kararlaştırıldı. Ancak Avrupa’nın üretim hassasiyeti gözetilerek sığır eti, tavuk eti, pirinç ve şeker gibi stratejik ürünler anlaşma kapsamı dışında bırakıldı. Ayrıca Hindistan’dan yapılacak ithalatın, AB’nin katı gıda güvenliği ve sağlık standartlarına uyumu zorunlu kılındı.

İki on yıla yayılan uzun soluklu diplomasi trafiği tamamlandı
Temelleri ilk kez 2007 yılında atılan serbest ticaret anlaşması müzakereleri, yaşanan uyuşmazlıklar nedeniyle 2013 yılında askıya alınmıştı. Uzun bir sessizliğin ardından taraflar, değişen küresel koşullar neticesinde 2022 yılında yeniden masaya oturma kararı almıştı. Bugün gelinen noktada varılan mutabakat, 20 yıllık süreci sona erdirerek iki dev ekonomi arasında yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.





