Türk tiyatrosu ve müziğinin en güçlü isimlerinden Zuhal Olcay, özel hayatına dair nadir konuşan sanatçılar arasında yer alıyor. 1992 yılında evlendiği ve 2004’te yollarını ayırdığı Haluk Bilginer ile yaşadığı ayrılık süreci, yıllar boyunca kamuoyunda sıkça konuşulsa da Olcay bu döneme ilişkin ilk kez bu kadar açık ifadeler kullandı. Katıldığı bir YouTube söyleşisinde yaşadıklarını anlatan sanatçı, ihanetin kendisinde bıraktığı derin izleri samimi sözlerle dile getirdi.
“Gerçekten çok yaralandım”
Zuhal Olcay, kendisine yöneltilen doğrudan soruya net bir yanıt vererek, yaşadığı sürecin kendisi için son derece sarsıcı olduğunu söyledi. O dönemde büyük bir duygusal çöküş yaşadığını belirten Olcay, şu ifadeleri kullandı:
“Gerçekten çok üzüldüm, çok yaralandım. İnsan böyle anlarda kendini tamamen kaybolmuş hissediyor. Bugünden baktığımda, keşke kendimi bu kadar yıpratmasaydım diyorum ama o an bunu görmek mümkün olmuyor.”
Depresyon süreci yıllar aldı
İhanetin ardından uzun süre toparlanamadığını dile getiren Olcay, yaşadığı ruhsal çöküşün kolay atlatılmadığını vurguladı. Bu dönemde depresyonla mücadele ettiğini belirten sanatçı, günlük hayatını dahi sürdürmekte zorlandığını anlattı:
“Bir süre hayattan tamamen koptum. Günlerce kendime bakmadım, evden çıkmadım. Komedi filmleri izleyerek ayakta kalmaya çalıştım. İlaç tedavisi gördüm ve bu süreç yaklaşık iki yıl sürdü”
“Zaman her şeyi törpülüyor”
Yaşadığı acının zamanla etkisini yitirdiğini söyleyen Zuhal Olcay, geçmişe dönüp baktığında duyguların nasıl değiştiğine dikkat çekti:
“O an dünyanın sonu gibi gelen şeyler, yıllar geçince anlamını yitiriyor. Bir zamanlar seni yerle bir eden acı, zamanla sıradanlaşıyor. Hayat böyle bir şey”
Yıllar sonra gelen sakinlik
Ayrılığın ardından Haluk Bilginer ile yollarının tamamen kopmadığını da hatırlatan Olcay, yıllar içinde aralarındaki kırgınlığın yerini sakinliğe bıraktığını ifade etti. İki usta ismin ilerleyen yıllarda aynı sahneyi paylaşması da bu sürecin bir yansıması olarak görülürken, Olcay’ın açıklamaları sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.





