Türk lirasının enflasyon karşısındaki değer kaybı, en büyük banknot üzerinden hesaplandığında sarsıcı bir gerçeği ortaya çıkarıyor. Sözcü’nün analizine göre, 2009 yılının Ocak ayında ilk kez cüzdanlara giren 200 TL’nin o günkü alım gücü ile bugünkü durumu arasında uçurum var. Paranın satın alma gücü, dolar ve altın karşısında eriyerek sembolik bir seviyeye geriledi.
131 dolardan 6 dolara: Döviz bazındaki büyük çöküş
200 TL piyasaya çıktığında, döviz bürosuna giden bir vatandaş bu banknotla yaklaşık 131 dolar alabiliyordu. Bugün ise aynı 200 lira ile ancak 6 dolar civarında bir miktar alınabiliyor. Bu durum, paranın uluslararası piyasalardaki itibarının ve değerinin %95’ten fazlasını kaybettiği anlamına geliyor.

Gram altından çeyrek altına: Altın karşısındaki erime
2009 yılında 200 lira sadece bir banknot değil, ciddi bir tasarruf aracıydı. O dönemde 200 TL ile yaklaşık 4,7 gram altınalınabiliyordu. Güncel altın fiyatlarıyla kıyaslandığında, bugün aynı miktarda altın alabilmek için yaklaşık 10 adet 200 liralık banknota (2.000 TL) ihtiyaç duyuluyor. Vatandaşın cebindeki en büyük banknot, artık bir çeyrek altının yarısına bile yetmiyor.
Market sepeti boşaldı: 200 TL artık temel gıdaya yetmiyor
Paranın asıl erimesi market raflarında hissediliyor. 2009’da 200 TL ile koca bir market arabası doldurulabilirken, bugün bu miktar sadece birkaç parça temel ihtiyaç ürününü (peynir, zeytin, et gibi) karşılamaya yetiyor. Ekonomistler, enflasyon hesaplamalarına göre 2009 yılındaki 200 liranın bugünkü "reel" karşılığının 9 liranın bile altına düştüğünü vurguluyor.

500 ve 1000 TL’lik banknot tartışması yeniden alevlendi
200 TL’nin bu kadar değer kaybetmesi ve piyasada en çok kullanılan banknot haline gelmesi, yeni ve daha büyük banknot ihtiyacını tekrar gündeme getirdi. Uzmanlar, ATM’lerin para yetiştiremediğini ve nakit operasyonlarının maliyetinin arttığını belirterek, 500 TL ve 1.000 TL’lik banknotların basılmasının artık bir zorunluluk olduğunu ifade ediyor.





