Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 2025 yılı sonu verileri, ülkede aile yapısının ciddi bir dönüşümden geçtiğini kanıtladı. 15 yaş ve üzeri nüfusta hiç evlenmemiş bireylerin sayısı 19 milyon 861 bin 472'ye ulaşarak rekor kırdı. Toplam yetişkin nüfusun %29’unu oluşturan bu kitle, "evliliği erteleme" ya da "vazgeçme" eğiliminin giderek kalıcı bir sosyal fenomene dönüştüğünü gösteriyor.
Ekonomik bariyerler evlilik hayallerinin önüne geçiyor
Evlenme çağındaki bekâr sayısındaki bu devasa artış, uzmanlar tarafından tek bir nedene bağlanmıyor ancak en büyük payı ekonomi alıyor. Özellikle büyük şehirlerdeki fahiş kira artışları, düğün maliyetlerinin katlanması ve yüksek enflasyon, gençlerin aile kurma kararı vermesini engelliyor. İşsizlik kaygısı ve yaşam maliyeti altındaki ezilme, evliliği "ulaşılamaz bir lüks" kategorisine sokmuş durumda.

Toplumsal normlar değişiyor ve bireysellik öne çıkıyor
İstatistiklerin gösterdiği tek gerçek ekonomi değil. Eğitim süresinin uzaması, kadınların iş gücüne daha aktif katılımı ve bireysel özgürlüklerin aile kurma zorunluluğunun önüne geçmesi de bu 20 milyonluk rakamı besleyen unsurlar arasında. Geçmiş yıllarda daha erken yaşlarda kurulan aileler, günümüzde yerini "kariyer odaklı" ve "daha geç yaşta evlilik" modellerine bırakmış durumda.
Boşanma oranlarındaki artış evlilik kurumunu baskılıyor
Veriler sadece bekâr sayısını değil, sarsılan evlilikleri de gün yüzüne çıkarıyor. Türkiye’de boşanmış kişi sayısı 3,5 milyonu aşarak yetişkin nüfusun %5,20’sine ulaştı. Boşanmaların artması ve evliliklerin azalması, toplumsal yapıda "çekirdek aile" modelinin zayıfladığına işaret ediyor. Hükümetin aile teşvik paketleri gündemde olsa da, istatistikler bu çabaların henüz trendi tersine çevirmeye yetmediğini gösteriyor.

Demografik gelecek alarm veriyor: Nüfus yaşlanıyor mu?
20 milyona dayanan bekâr nüfus, sadece bugünü değil Türkiye’nin geleceğini de tehdit ediyor. Evlenme oranlarının düşmesi, doğum hızının yavaşlaması ve dolayısıyla nüfusun hızla yaşlanması riskini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu demografik değişimin uzun vadede iş gücü piyasasından sosyal güvenlik sistemine kadar pek çok alanda kriz yaratabileceği konusunda uyarıyor.





