Gündem

3 polisin şehit olduğu baskın sonrası beraat kararı gündemde

Yalova’da 3 polis memurunun şehit edildiği IŞİD operasyonuna dair sarsıcı gerçekler ortaya çıktı. Çatışmada ölü ele geçirilen 6 teröristten 5'inin, olaydan sadece iki ay önce "terör örgütü üyeliği" suçlamasından beraat ettikleri anlaşıldı. İddianamedeki suikast planlarına ve savcılığın itirazlarına rağmen gelen beraat kararı, yaşanan faciayı daha da tartışmalı hale getirdi.

Abone Ol

Yalova’da 29 Aralık 2025 gecesi düzenlenen ve 3 kahraman polisin şehit düştüğü operasyonun yankıları sürüyor. Çatışmada öldürülen teröristlerin geçmişine dair ulaşılan bilgiler, bir güvenlik ve yargı krizini gözler önüne serdi. Teröristlerin sadece dışarıya karşı değil, kendi ailelerine karşı da vahşi katliam planları yaptığı ortaya çıktı.

Suikast krokileri ve susturucu taleplerine rağmen beraat

2024 yılında gözaltına alınan şüphelilerin telefonlarında yapılan incelemelerde; AK Parti Yalova İl Başkanı Umut Güçlü’ye yönelik suikast planları, evinin krokileri ve güvenlik kameralarının işaretlendiği fotoğraflar bulunmuştu. Terör örgütü üyelerinin, "susturuculu silah" temini için yaptıkları yazışmalar iddianameye girmiş olmasına rağmen, Yalova 2. Ağır Ceza Mahkemesi Ekim 2025’te 15 sanık hakkında beraat kararı verdi. Savcılığın bu karara yaptığı itirazlar ise kabul edilmedi.

Kendi babalarını "kafir" ilan edip öldürmek istemişler

Çatışmada öldürülen Sordabak kardeşlerin dehşet saçan planları, öz babalarının ve annelerinin ifadeleriyle gün yüzüne çıktı. Terör örgütünün radikal ideolojisine kapılan 4 kardeşin; örgüte inanmayan babalarını ve diğer kardeşlerini "kafir" ilan ettikleri, babalarını öldürmek için pusu kurdukları belirlendi. Annelerinin ifadesine göre teröristler, "gücü ele geçirdiklerinde ailelerinin kellesini almakla" tehdit ediyordu.

Dini eğitim maskesi altında "cihat grubu" yapılanması

Hazırlanan 138 sayfalık iddianamede, örgütün Yalova’da yasal görünüm kazanmak için "Ahlak ve Sünnet" dergisi üzerinden temsilcilikler açtığı belirtildi. Ancak bu temsilciliklerin arka planında; bireysel silahlanma eğitimi verildiği, "savaşa hazırlık" sohbetleri yapıldığı ve 24 ilde taban kazanma faaliyetleri yürütüldüğü kaydedildi. Bu yapıların basit birer cemaat olmadığı, Türkiye genelinde suikast ve eylem yapma hazırlığında oldukları açıkça vurgulandı.