Türkiye’de ekonomik krizin ve yüksek enflasyonun hanehalkı üzerindeki baskısı her geçen gün daha da ağırlaşıyor. Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun Ar-Ge birimi Kamu-Ar tarafından hazırlanan Ocak 2026 "Açlık ve Yoksulluk Araştırması", dar gelirlinin yaşam mücadelesini çarpıcı verilerle ortaya çıkardı. Araştırmaya göre gıda fiyatları, Türkiye’de tam 68 aydır aralıksız yükselişini sürdürüyor.

Açlık sınırı 98 bin lirayı aştı

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için yapması gereken aylık asgari gıda harcaması, yani açlık sınırı, Ocak ayında bin 431 liralık bir sıçrayışla 32 bin 86 liraya ulaştı. Ancak geçim yükü sadece mutfakla sınırlı değil. Kira, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi gıda dışı zorunlu harcamalar için gereken tutar 66 bin 889 liraya yükselirken, bu iki kalemin toplamından oluşan yoksulluk sınırı 98 bin 974 lira olarak kaydedildi.

Sebze ve tahıl fiyatları el yakıyor

Gıda sepetindeki en dramatik artış sebze kaleminde yaşandı. Aylık 756 liralık artışla sebze harcamaları 4 bin 304 liraya fırlarken, pirinç ve bulgur gibi temel gıdalarda da maliyetler 1.585 liraya çıktı. Bireysel bazda bakıldığında, sağlıklı beslenmenin maliyeti yetişkin bir erkek için aylık 9 bin 368 lirayı, hareketli bir yaşam süren gençler için ise 10 bin 24 lirayı buluyor.

"Enflasyon sarmalı derinleşiyor"

Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, verilerin hükümetin enflasyon tahminleriyle uyuşmadığını belirtti. Yıldırım, Ocak ayındaki yüzde 7,2’lik gıda enflasyonunun, dar gelirli kesime yapılan maaş zamlarını daha yılın ilk ayında erittiğini vurguladı. Son bir yılda yoksulluk sınırındaki toplam artışın 27 bin 46 liraya ulaşması, alım gücündeki yıkımı gözler önüne seriyor.