Işıltılı dünyanın perde arkasında her zaman alkışlar ve dostluklar yer almıyor. Kimi zaman bir şarkı, kimi zaman bir aşk, kimi zaman da iş dünyasındaki rekabet, yılların dostluklarını birer "soğuk savaş" cephesine çeviriyor. 2026 yılına girerken birçok ünlü isim geçmişin üzerine sünger çekse de, listedeki bu isimler için hala bir "merhaba" bile çok uzak görünüyor. İşte magazin tarihinin "ebedi dargınlar" listesi:
Ebru Gündeş ve Serdar Ortaç: "Arkadaşlığımız çöpe gitti"
Bir dönem yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen, "Bilsem Ki" gibi unutulmaz şarkılara imza atan Ebru Gündeş ve Serdar Ortaç arasındaki bağ, 2013 yılında tamamen koptu. Ortaç, Gündeş'in zor günlerinde yanında olmadığı için duyduğu pişmanlığı 2025 yılının sonlarında "Büyük ahlaksızlık yaptım" diyerek dile getirse de, Ebru Gündeş cephesinde sessizlik hakim. Ortaç’ın her türlü "zeytin dalı"na rağmen, Gündeş’in kırgınlığı hala ilk günkü gibi taze duruyor.

Ahmet Kural ve Murat Cemcir: Dostluktan "hoş bir vedaya"
Türkiye'nin Zeki-Metin ikilisi gözüyle baktığı Ahmet Kural ve Murat Cemcir'in yolları, iddialara göre bir "dost kazığı" ile ayrıldı. Murat Cemcir’in Ahmet Kural’ın düğününe dahi katılmamasıyla tescillenen bu küslük, 2026 yılına girerken de devam ediyor. Cemcir’in "Geçmişin ağırlığıyla geleceği planlayamayız, tatlı bir yerde bitirdik" şeklindeki açıklamaları, efsane ikilinin bir daha yan yana gelmeyeceğinin resmi kanıtı gibi.

Esra Erol ve Zuhal Topal: Rekabetin gölgesindeki ebedi düşmanlık
İzdivaç programlarının altın çağında başlayan reyting ve transfer savaşları, Esra Erol ve Zuhal Topal arasındaki ilişkiyi geri dönülemez bir noktaya taşıdı. Karşılıklı açılan tazminat davaları ve canlı yayınlarda sarf edilen ağır sözler, iki ünlü sunucuyu magazin tarihinin "en büyük rakip ve ebedi düşmanları" haline getirdi. 2026 itibarıyla farklı formatlarda başarılarını sürdürseler de, aralarındaki buzlar hala erimeye niyetli değil.

Cansu Dere ve Ahu Yağtu: Bir aşk üçgeninin bitmeyen faturası
Cansu Dere’nin uzun süreli sevgilisi Cem Yılmaz’ın, en yakın arkadaşı Ahu Yağtu ile evlenmesiyle başlayan sessizlik, üzerinden geçen yıllara rağmen bozulmadı. "Arkadaşımın aşkı" dramı olarak hafızalara kazınan bu olay, Cansu Dere ve Ahu Yağtu isminin aynı cümlede bile anılmamasına neden oluyor. İkilinin birbirlerini gördüklerinde yollarını değiştirmesi, bu küslüğün "ömürlük" kategorisinde olduğunu gösteriyor.






