Özel hayatını gözlerden uzak yaşamayı tercih eden Cihangir Ceyhan, katıldığı televizyon programında yaptığı samimi açıklamalarla gündeme geldi. Kariyerinin yoğun temposu, kişisel dönüşüm süreci ve aile yaşamına dair paylaşımlarıyla dikkat çeken oyuncu, yıllar sonra kendisiyle ilgili birçok bilinmeyen detayı anlattı.
Adana’dan İstanbul’a uzanan yolculuk
6 Şubat 1989’da Adana’da dünyaya gelen Ceyhan, Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun olduktan sonra İstanbul’da kamera önü oyunculuk eğitimi aldı. Eğitim sürecinin ardından bir süre Adana’da kalan oyuncu, yer aldığı projelerle dikkat çekti ve daha sonra kariyerini İstanbul’da sürdürme kararı aldı.
“Hayat benim için havalı ve paralı geçti”
Programda kariyerine dair değerlendirmelerde bulunan Ceyhan, 2019 yılında İstanbul’a geldikten sonra uzun süre aralıksız çalıştığını belirterek son dönemi kendisiyle yüzleştiği bir süreç olarak tanımladı:
“2019'da İstanbul'a geldiğimden geçtiğimiz Ağustos ayına kadar sürekli çalıştım. Kafamda kendimle alakalı bir şeyleri muhakeme edebileceğim bir süreç yoktu önümde. Hayat benim için çok başarılı, keyifli, havalı ve paralı geçti. Ama buralarda şaşırmamak lazım. Geçtiğimiz beş aylık dönem kendimi iyileştirebileceğim, kendimle iletişim kurabildiğim bir dönem oldu"
Eğitim ve yeniden başlama süreci
Kendini geliştirmeye devam ettiğini vurgulayan Ceyhan, haftada iki gün oyunculuk eğitimi aldığını, yeniden yazıp çizdiğini ve mesleğin kendisinde yıprattığı noktaları onarmaya çalıştığını söyledi. Bu sürecin kendisine iyi geldiğini ifade eden oyuncu, kesin yargılardan uzak durmayı tercih ettiğini dile getirdi.
“Dışarıda yemek yemem, ikinci kıyafeti almam”
Tutumlu bir yaşam tarzı benimsediğini belirten Ceyhan, harcamalar konusundaki yaklaşımıyla da dikkat çekti. Oyuncu, dışarıda yemek yemeyi sevmediğini, ihtiyaç duymadıkça ikinci bir kıyafet almadığını ve yıllar önce aldığı kıyafetleri hâlâ keyifle giydiğini söyledi:
"Yaşıyorken yemek lazım ama ailede birisi tutumlu olacaksa o ben olabilirim. Aile hayatımın içinde en çok parayı evlat okuttuğum için oğlum harcıyor. Dışarıda yemek yemeyi sevmem bana çok külfet gelir, bir şeyim varsa ikinciyi almayı da sevmem bu da külfet gelir. Ziyan kültürü yani gerek yok, yoksa fil gibi gider bütün mağazayı sömürürüz ama sonra ne olacak? Delirirsin yani gerek yok."
Babalık ve aile ilişkileri
Oğlu İlhan Cihangir ile olan ilişkisine de değinen Ceyhan, babalığın hem zor hem de öğretici bir deneyim olduğunu ifade etti. Çocuğunun büyümesini izlerken kendisini de sorguladığını söyleyen oyuncu, bu sürecin insanı olgunlaştırdığını belirtti:
"Günden güne bir adamın büyüdüğünü görüyorsun yanında başka birisi oluyor. Karakteri oturmaya başlayınca sen de nasıl bir baba olduğunu anlamaya başlıyorsun. Babalığı herkese tavsiye ederim."
Kendi babasıyla ilişkisi
Programda kendi çocukluğuna da değinen Ceyhan, sert bir iletişim ortamında büyüdüğünü ve bunun kendisine önemli dersler verdiğini söyledi. Uzun yıllar basketbol oynadığını ancak babasının maçlarına hiç gelmediğini anlatan oyuncu, naif ve makul olmanın hayatındaki önemini bu deneyimlerle fark ettiğini dile getirdi.





