ABD Adalet Bakanlığı, Jeffrey Epstein skandalına ilişkin 30 Ocak'ta paylaşılan 3 milyon sayfalık belgelerin sansürsüz versiyonlarını pazartesi gününden itibaren Kongre üyelerinin incelemesine açıyor. Adalet Bakan Yardımcısı Patrick Davis'in milletvekillerine gönderdiği mektup, dijital dünyayı sarsan dosyaların üzerindeki karartmaların halka açık olmayan bir ortamda vekiller tarafından görülebileceğini teyit etti.
Okuma odasında casusluk önlemi
İnceleme süreci, sızıntıları önlemek adına tarihin en sıkı güvenlik protokollerinden birine sahne olacak. Milletvekilleri; cep telefonu, bilgisayar, tablet veya kayıt özellikli hiçbir cihazla inceleme odasına giremeyecek. Üyeler, Bakanlık bilgisayarlarından erişecekleri dijital kopyaları incelerken yalnızca kalem ve kağıtla not tutabilecek.
İnceleme yapmak isteyen her üyenin en az 24 saat önceden bildirimde bulunması zorunlu tutuldu.
6 milyon sayfalık arşivin yarısı hala yasaklı
Kongre üyelerinin sansürsüz erişimi, davanın tüm sırlarının döküleceği anlamına gelmiyor. Bakanlığın elindeki toplam 6 milyon sayfalık devasa arşivin yaklaşık yarısı (2,5 - 3 milyon sayfa arası) halen gizli statüsünde tutuluyor ve bu kısım vekillere de açılmayacak.
Şeffaflık eleştirileri baskıyı artırdı
Bu geri adım, Ocak ayı sonunda paylaşılan belgelerin "okunamaz halde" sansürlenmesi üzerine gelen tepkiler sonucu atıldı. Demokrat Ro Khanna ve Cumhuriyetçi Thomas Massie, bazı güçlü isimlerin titizlikle gizlenirken, mağdurların isimlerinin yanlışlıkla açık bırakılmasını "skandal" olarak niteledi.
Adalet Bakanlığı ise sansürlerin mağdur mahremiyeti ve müstehcen içeriklerin (CSAM) korunması amacıyla yapıldığını savunuyor.





