İngiliz kraliyet ailesinde aynı kıyafetin yıllarca kullanılması yalnızca kişisel bir tercih olarak görülmüyor. Halkın vergileriyle finanse edilen kraliyet üyeleri için bu yaklaşım, israf karşıtı duruşun ve sorumlu kaynak kullanımının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Kral Charles’ın yıllardır vazgeçmediği palto da bu anlayışın en dikkat çekici örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

1980’lerden bu yana aynı palto

2022 yılında annesi Kraliçe Elizabeth’in vefatının ardından tahta çıkan Kral Charles, 1980’li yıllardan bu yana aynı kahverengi tüvit paltosunu çeşitli etkinliklerde giymeye devam ediyor. 77 yaşındaki kralın gardırobunda farklı kıyafetler bulunsa da bu palto, uzun yıllardır düzenli olarak tercih ediliyor.

Kral Charles (1)

İlk kez 1986’da görüntülendi

Söz konusu palto, ilk kez 1986 yılında Sandringham’da çekilen bir fotoğrafta, Prenses Diana ve henüz bebek olan oğlu Prens Harry ile birlikteyken kamuoyunun karşısına çıktı. Daha sonraki yıllarda da pek çok farklı ortamda aynı paltoyla görüldü.

Yıllar içinde defalarca giyildi

Kral Charles, paltosunu 1994’te Sandringham’da bir kilise ziyaretinde, 1996’da Zürih’teki kayak tatilinde, 1998 ve 1999 yıllarında ise kraliyet ailesinin Sandringham’daki Noel ayinlerinde giydi. 2000’li yıllarda da çeşitli etkinliklerde aynı kıyafetle görüntülenmeye devam etti.

Son yıllarda da vazgeçmedi

Aradan geçen on yıllara rağmen Kral Charles, bu paltosunu kullanmayı sürdürdü. Geçtiğimiz yıl aralık ve ocak aylarında katıldığı resmi programlarda da 40 yıllık paltosunu tercih etmesi, bu alışkanlığın halen devam ettiğini gösterdi.

Sürdürülebilirlik vurgusu

Kral Charles, tek kullanımlık moda anlayışına karşı olduğunu daha önce de dile getirmişti. 2020 yılında verdiği bir röportajda, eskimiş veya hasar görmüş kıyafetlerini atmak yerine tamir ettirmeyi tercih ettiğini anlatmıştı. Çocukluğunda İskoçya’da ayakkabı tamircilerini izlediğini ve tabanların yenilenmesinden etkilendiğini ifade etmişti.

Bir yaşam felsefesinin simgesi

Kral Charles’ın yıllardır aynı paltoyu giymesi, yalnızca bir stil tercihi olarak değil; sürdürülebilir yaşam, israf karşıtlığı ve uzun ömürlü kullanım anlayışının sembolü olarak değerlendiriliyor. Bu tutum, kraliyet ailesinin son yıllarda özellikle gündemde tutmaya çalıştığı çevre ve sürdürülebilirlik mesajlarıyla da örtüşüyor.