Yaşam

Pazartesi sendromu efsanesi çöktü: Asıl sorun sosyal jetlag

Hafta sonu geç saatlere kadar uyuyarak dinlendiğini düşünen birçok kişi, haftaya yorgun ve huzursuz başlıyor. Uzmanlara göre bunun nedeni iş stresi değil, “sosyal jetlag” olarak tanımlanan biyolojik saat bozulması.

Hafta başlarında görülen halsizlik, dikkat dağınıklığı ve sinirlilik hali uzun süredir “Pazartesi sendromu” ile açıklanıyor. Ancak son araştırmalar, bu tablonun temelinde hafta içi ve hafta sonu uyku saatleri arasındaki büyük farktan kaynaklanan biyolojik bir uyumsuzluk olduğunu ortaya koyuyor. 2006 yılında Alman kronobiyolog Prof. Till Roenneberg tarafından literatüre kazandırılan “sosyal jetlag” kavramı, bu uyumsuzluğun sirkadiyen ritim üzerinden bilimsel çerçevesini çiziyor.

Vücut farklı zaman dilimine geçiyor

Çalışanların önemli bir bölümü, hafta içi biriken uyku eksikliğini hafta sonu geç saatlere kadar uyuyarak telafi etmeye çalışıyor. Cuma ve cumartesi geceleri geç yatıp sabahları geç kalkmak, vücudun iç saatini ileri alıyor. Bu durum, organizmanın adeta farklı bir zaman dilimine geçmiş gibi davranmasına yol açıyor. Pazar gecesi erken yatılmak istendiğinde ise biyolojik saat hâlâ “geride” kaldığı için uykuya geçiş zorlaşıyor.

Hormonal denge bozuluyor

Tıbbi literatürde “sosyal jetlag” olarak adlandırılan bu durum sadece yorgunluk hissiyle sınırlı kalmıyor. American Academy of Sleep Medicine tarafından yayımlanan “Social Jetlag, Circadian Misalignment and Cardiometabolic Risk” araştırmasında, sosyal jetlag yaşayan bireylerde stres hormonu kortizol seviyelerinin yükseldiği, insülin direncinin arttığı ve metabolizmanın yavaşladığı ortaya kondu. Araştırmada ayrıca kalp-damar hastalıkları riskinin yaklaşık yüzde 11 oranında arttığına dikkat çekildi. Bulgular, uyku ve metabolizma ilişkisi üzerine çalışan Dr. Patricia Wong ve Dr. Kenneth Wright tarafından da destekleniyor.

Çözüm uyku saatlerini dengelemek

Hafta sonu geç saatlere kadar uyumak, gün ışığına maruz kalma zamanını geciktiriyor ve melatonin salgısının düzenini bozuyor. Uzmanlar, bu döngünün kırılabilmesi için hafta sonları da hafta içi kalkış saatlerine yakın uyanılmasını öneriyor. Uyku saatlerindeki bu denge, biyolojik saatin korunmasına ve haftaya daha dinç başlanmasına yardımcı oluyor.