Bilim insanları, "pozitif bakış açısının" sadece psikolojik bir iyilik hali yaratmadığını, aynı zamanda biyolojik bir savunma kalkanına dönüştüğünü saptadı. Tel Aviv Üniversitesi tarafından yürütülen ve sonuçları saygın bilim dergisi Nature Medicine’da yayımlanan araştırma, zihin ile beden arasındaki bağa dair somut veriler sundu.

Pozitif Düşünme (1)

Beyindeki ödül merkezi devrede

Deney kapsamında 85 sağlıklı gönüllü üç farklı gruba ayrıldı. İlk gruba, beynin motivasyon ve hazdan sorumlu ödül merkezi olan ventral tegmental alan (VTA) bölgesini aktive eden zihinsel teknikler uygulandı. Diğer gruplar ise nötr aktiviteler yaptı ya da kontrol grubu olarak pasif bırakıldı. Tüm katılımcılara uygulanan Hepatit B aşısının ardından yapılan kan analizleri, beynindeki ödül mekanizmasını bilinçli olarak tetikleyen kişilerin, diğerlerine oranla çok daha fazla antikor ürettiğini saptadı.

Pozitif Düşünme (2)

Rekor antikor üretimi

Araştırmanın liderlerinden Talma Hendler, bu sonucun zihinsel bir müdahalenin aşı performansını doğrudan artırdığına dair ilk nedensel kanıt olduğunu vurguladı. Uzmanlar, bu bulgunun aşıların veya ilaçların yerine geçmeyeceğinin altını çizse de, tedaviyi destekleyici bedelsiz bir takviye olarak kullanılabileceğini belirtiyor.

Aşı

Tıbbi tedavinin yerine değil, yanına

Özellikle sağlık çalışanlarının hastalarda olumlu beklentiler yaratmasının bağışıklık yanıtını güçlendirebileceği ifade ediliyor. Bu keşif, gelecekte aşı randevuları öncesinde hastalara kısa motivasyonel egzersizler yaptırılmasının veya sağlık politikalarında psikolojik bağışıklık stratejilerinin izlenmesinin önünü açabilir. Bilim dünyası, bedenin en güçlü savunma mekanizmalarından birinin anahtarının zihnimizde saklı olabileceği konusunda hemfikir.