Son yıllarda “doğal” etiketi, gıdadan ilaca pek çok alanda güçlü bir pazarlama aracı haline geldi. Ancak uzmanlara göre bu kavram, bilimsel verilerden bağımsız olarak otomatik bir güven algısı yaratabiliyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Gettysburg College’da görev yapan psikoloji profesörü Brian Meier, bu algının hem bireysel sağlık kararlarını hem de toplum genelindeki tutumları etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Doğallık yanlılığı nedir?
Meier’in aktardığı araştırmalara göre insanlar, nesnel olarak daha etkili veya güvenli olmasalar bile “doğal” olarak tanımlanan seçenekleri tercih etme eğiliminde. Bu durum literatürde “doğallık yanlılığı” olarak tanımlanıyor. Çalışmalar, doğal etiketli ürünlerin daha az zararlı algılandığını, hatta bazı durumlarda sentetik alternatiflerin daha etkili olduğu bilgisi verilse bile doğal seçeneğin tercih edildiğini gösteriyor.

Doğal olan her zaman güvenli değil
Uzmanlar, doğanın her zaman zararsız olmadığına dikkat çekiyor. Arsenik, botulinum toksini veya tütün gibi maddelerin de doğal kaynaklı olduğu hatırlatılıyor. Meier’e göre, doğal olanı otomatik olarak “iyi”, sentetik olanı ise “kötü” kabul etmek bilimsel bir yaklaşım değil. Gıda ve ilaçların güvenliği, kökenlerinden ziyade içeriklerine ve bilimsel test sonuçlarına göre değerlendirilmesi gerekiyor.

Sağlık kararlarında risk artıyor
Araştırmalar, doğallık yanlılığının ciddi sonuçlar doğurabileceğini ortaya koyuyor. Bazı kişiler doğal olduğu düşünülen sigaraları daha az zararlı sanarak bırakmayı erteliyor. Benzer şekilde, pastörize edilmemiş süt veya etkisi kanıtlanmamış doğal tedaviler, bilimsel olarak test edilmiş yöntemlere tercih edilebiliyor. Bu yaklaşımın aşı karşıtlığı gibi toplumsal sağlık sorunlarını da besleyebileceği belirtiliyor.

Farkındalık çözüm olabilir
Meier ve meslektaşlarının çalışmaları, insanların bu yanlılık konusunda bilgilendirildiklerinde daha dengeli kararlar alabildiğini gösteriyor. Doğal ve sentetik ayrımından ziyade, ürünlerin risk ve faydalarına ilişkin bilimsel verilerin dikkate alınması gerektiği vurgulanıyor. Uzmanlara göre özellikle sağlıkla ilgili kritik kararlarda, etiketlerden çok güvenilir kaynaklara ve uzman görüşlerine başvurmak büyük önem taşıyor.





