Reptilian teorisi, ilk bakışta fantastik bir roman kurgusu gibi görünse de, bugün küresel siyasetten din sosyolojisine kadar pek çok alanda karşımıza çıkan "gizli elitler" tartışmasının en ekstrem noktasını temsil ediyor. Teorinin savunucularına göre, insanlık tarihi boyunca krallıklar ve imparatorluklar aslında insan görünümlü ancak dünya dışı kökenli sürüngen varlıklar tarafından kontrol edildi.
David Icke ve teorinin doğuşu
Bu teorinin modern dünyadaki en büyük ismi, eski bir spor muhabiri olan İngiliz yazar David Icke’dır. Icke, 1990’larda yayımladığı kitaplarında, "Anunnaki" olarak adlandırdığı ve Alfa Draconis yıldız sisteminden gelen bir türün, insan DNA’sını manipüle ettiğini öne sürdü. Icke’a göre bu varlıklar, insan kanıyla besleniyor, düşük frekanslı enerjilerden (korku, nefret, kaos) güç alıyor ve dünyayı tek bir merkezden yöneten "İlluminati" gibi yapıların en tepesinde oturuyorlar.

"Şekil değiştirme" ve dijital kanıt iddiaları
Teorinin en popüler kısımlarından biri de "şekil değiştirme" (shapeshifting) iddiasıdır. Sosyal medyada sık sık paylaşılan "kanıt" videolarında; canlı yayınlar sırasında gözleri anlık olarak dikey bir kedi gözüne dönüşen veya cildi pullu bir yapıya bürünen politikacıların görüntüleri paylaşılır. Bilim insanları ve dijital uzmanlar bu durumları düşük çözünürlüklü görüntülerdeki piksel hataları (glitch) olarak açıklasa da, teorisyenler bunların "insan maskesinin" kısa süreliğine düşmesi olduğuna inanıyor.
Hangi isimler hedefte?
Reptilian olduğu iddia edilen isimler listesi oldukça kabarık ve şaşırtıcı. İngiliz Kraliyet Ailesi üyeleri, ABD başkanları, teknoloji devlerinin kurucuları ve dünyaca ünlü pop yıldızları bu listenin gediklileri arasında. Komplo teorisyenleri, bu isimlerin ortak özelliklerinin "duygusuz, soğuk ve otoriter" olmaları olduğunu, bunun da sürüngen beyninin bir yansıması olduğunu savunuyor.

Psikolojik ve sosyolojik arka plan: Neden inanılıyor?
Psikologlara göre Reptilian teorisi, insanların dünyadaki karmaşık sorunları (savaşlar, ekonomik krizler, adaletsizlikler) basit bir "kötücül dış güç" figürüyle açıklama ihtiyacından doğuyor. Güçlü insanların neden "insanlık dışı" kararlar verdiğini anlamlandırmaya çalışan zihin, onları gerçekten "insan dışı" varlıklar olarak kodlayarak bir savunma mekanizması geliştiriyor.
Mitolojik kökenler: Yılan tanrılar
Teorinin bu kadar tutunmasının bir diğer nedeni de antik mitolojilerdeki benzerliklerdir. Sümerlerin yılan benzeri tanrıları, Azteklerin tüylü yılanı Quetzalcoatl veya Uzak Doğu’nun ejderha imparatorları, bu teorinin destekçileri tarafından "tarihsel kanıtlar" olarak sunulur. Ancak ana akım tarihçiler, bu figürlerin tamamen sembolik olduğunu ve doğa olaylarını temsil ettiğini vurgulamaktadır.





