ya da kusursuz fön görünümü dakikalar içinde elde edilebiliyor. Ancak bu pratikliğin arka planında, saç sağlığını sessizce zedeleyen bir süreç işliyor. Son dönemde artan saç kırılması, matlaşma ve elastikiyet kaybı şikayetleri, ısının saç üzerindeki etkilerini yeniden gündeme taşıyor.
Isı saç telinin dengesini bozuyor
Saç teli; dışta koruyucu kütikül, ortada dayanıklılığı sağlayan korteks ve iç yapıyı oluşturan medulladan meydana geliyor. Sağlıklı saçlarda kütikül tabakası, iç katmanları koruyan kapalı bir yapı oluşturuyor. Ancak yüksek ısı bu tabakayı zayıflatarak saçın iç dengesini bozabiliyor. 180 derece ve üzerindeki sıcaklıklar, saçın temel yapı taşı olan keratin proteininde bozulmalara neden olabiliyor. Bu durum, saçın esnekliğini kaybetmesine ve daha kolay kopmasına yol açıyor.

Isı hasarı çoğu zaman geç fark ediliyor
Isıya bağlı saç hasarı genellikle ani değil, kademeli olarak ortaya çıkıyor. İlk aşamada saçta hafif bir kuruluk ve matlaşma görülüyor. Zamanla saç uçlarında çatallanma, tararken kopma ve şekil tutmama gibi belirtiler belirginleşiyor. Journal of Cosmetic Science’ta yayımlanan bir araştırmada, düzenli yüksek ısıya maruz kalan saç tellerinin nem tutma kapasitesinin belirgin şekilde azaldığı ve mekanik dayanıklılığının düştüğü ortaya kondu.
Isı kullanmadan da saçlara şekil vermek mümkün
Uzmanlar, saç sağlığını korumanın en etkili yollarından birinin ısıyı azaltmak olduğunu belirtiyor. Isı kullanmadan yapılan şekillendirme yöntemleri, son yıllarda yeniden ilgi görmeye başladı. Nemli saçla yapılan örgüler, bigudi veya saç bandı teknikleri sayesinde doğal dalgalar elde edilebiliyor. Gece boyunca uygulanan bu yöntemler, saçın yapısına zarar vermeden hacim ve hareket kazandırabiliyor.

Isısız yöntemler neden daha güvenli?
Isısız şekillendirme teknikleri, saçın içindeki nem dengesini koruyarak kütikül tabakasının zarar görmesini engelliyor. Saç ani sıcaklık değişimlerine maruz kalmadığı için elastikiyetini daha uzun süre koruyabiliyor ve kırılma riski belirgin şekilde azalıyor. Saç sağlığı üzerine çalışmalarıyla bilinen dermatolog Dr. Ayşe Yıldız, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer veriyor:
“Saçın en büyük düşmanı ani ve yüksek ısıdır. Isısız şekillendirme yöntemleri, saç telinin doğal yapısına zarar vermeden şekil almasını sağlar ve uzun vadede saç sağlığını korumaya yardımcı olur.”
Isı kullanımı tamamen bırakılmalı mı?
Uzmanlara göre ısıyı tamamen hayatından çıkarmak şart değil. Ancak kullanım sıklığını azaltmak ve doğru alışkanlıklar geliştirmek büyük önem taşıyor. Isı koruyucu ürünler kullanmak, cihazları düşük derecelerde tercih etmek ve saçın tamamen kuru olduğundan emin olmak, oluşabilecek hasarı azaltabiliyor. Ayrıca haftanın her günü yerine, belirli aralıklarla ısı kullanmak saçın kendini toparlamasına fırsat tanıyor.
Saç sağlığı küçük değişikliklerle korunabiliyor
Isı kaynaklı saç hasarı kaçınılmaz değil. Isısız şekillendirme yöntemlerini denemek, saçın verdiği sinyalleri dikkate almak ve bakım rutinlerini buna göre düzenlemek, saçın uzun vadede daha güçlü kalmasını sağlıyor. Uzmanlar, saç sağlığını korumanın yalnızca estetik bir tercih değil, sürdürülebilir bir bakım alışkanlığı olduğunu vurguluyor.





