Bilim

Uydumuz, 4.25 milyar yıl önce haşlanmış

Çin’in Chang'e-6 keşif aracıyla Ay’ın uzak yüzünden getirdiği bazalt örnekleri üzerinde yapılan incelemeler, Dünya’nın uydusuna dair bilinenleri kökten değiştiriyor.

Çin Bilimler Akademisi Jeoloji ve Jeofizik Enstitüsü (IGG) araştırmacıları, Ay’ın Güney Kutbu-Aitken (SPA) havzasını oluşturan devasa çarpışmanın etkilerini analiz etti. Science and Technology Daily tarafından yayımlanan rapora göre, bu tarihi çarpışma sadece dev bir krater açmakla kalmadı, aynı zamanda Ay’ın uzak yüzündeki derin materyalleri aşırı derecede ısıtarak uçucu elementlerin kaybına yol açtı.

"İzotop Parmak İzleri" sırrı çözdü

Araştırmanın başında yer alan Tian Hengci, yüksek hassasiyetli izotop analizleri kullanarak çarpışmanın bıraktığı mikroskobik izleri takip ettiklerini belirtti. Potasyum, çinko ve galyum gibi elementler, yüksek sıcaklık ve basınç altında buharlaşarak izotopik farklılaşmaya uğruyor. Bu değişimler, bilim insanları için adeta bir "izotop parmak izi" görevi görerek milyarlarca yıl önceki çarpışmanın şiddetini ele veriyor.

Chang'e-6 ve Apollo örnekleri arasındaki büyük fark

Chang'e-6 örnekleri üzerinde yapılan potasyum izotop analizleri, çarpıcı bir gerçeği ortaya çıkardı.

Ağır izotop zenginliği

Chang'e-6 örneklerinde, Apollo görevleriyle Ay'ın ön yüzünden getirilen örneklere kıyasla çok daha yüksek oranda ağır potasyum (Potasyum-41) izotopu saptandı.

Buharlaşma Etkisi

Araştırmacılar; kozmik ışınları ve magmatik faaliyetleri ihtimaller dışına iterek, bu durumun nedeninin dev çarpışma olduğunu kanıtladı. Çarpışma anındaki ekstrem sıcaklık, hafif olan Potasyum-39 izotopunun buharlaşıp uzaya kaçmasına neden olurken, geriye ağır izotoplar kaldı.

Ay'ın iki yüzü neden farklı?

Bilim insanlarına göre bu uçucu element kaybı, Ay’ın uzak yüzündeki volkanik faaliyetlerin ilerleyen dönemlerde baskılanmasına neden oldu. Bu bulgu, Ay’ın Dünya’dan görünen ön yüzü ile her zaman karanlıkta kalan uzak yüzü arasındaki devasa jeolojik asimetriyi açıklayan anahtar bir ipucu olarak kabul ediliyor.

2024 yılında Dünya'ya getirilen 1.935,3 gramlık uzak yüz örneği, Ay'ın manyetik alanından su içeriğine kadar pek çok bilinmeyene ışık tutmaya devam ediyor.