Türkiye’de derinleşen geçim sıkıntısı, icra dairelerinin koridorlarını hiç olmadığı kadar kişiselleştirdi. Samsun’da bir vatandaşın bağlılık sembolü olan 1,95 gramlık alyansı 6 bin 700 TL’lik borç için satışa çıkarılırken, Tekirdağ’da evdeki su sebili dahi haciz memurlarının listesine girdi.
Nefes Gazetesinde yer alan habere göre, bu tablo, borç sarmalının vatandaşın en temel yaşam araçlarına ve özel hayatının mahremiyetine kadar sızdığını acı bir şekilde kanıtladı.
Çiftçinin eli kolu bağlandı
Ekonomik krizin kırsaldaki yansıması, üretim araçlarının kaybıyla bir varoluş mücadelesine dönüştü. İcra ilanları, tarımsal üretimin kalbi olan araçların borç karşılığı nasıl el değiştirdiğini belgeliyor. Salihli’de çiftçinin pulluğu ve bağ makinesi 15-20 bin liralık borçlar için listeye girerken, İnegöl’de 102 bin liralık borç nedeniyle bir ailenin geçim kaynağı olan damızlık inek icradan satışa sunuldu.
Köylerdeki samanlıklar ve yarı yıkık ahırlar, 13 bin TL ile 28 bin TL arasındaki komik rakamlarla ihaleye çıkarılarak kırsal yoksulluğun geldiği boyutu gözler önüne serdi.
"Küçük borçların büyük yıkımı"
Piyasadaki likidite sıkışıklığı ve alım gücündeki sert düşüş, icra dosyalarını mikro düzeydeki eşyalara kadar indirdi. Borç yükü altındaki yurttaşın yaşam alanındaki her parça, alacaklıların hedefi haline geldi. Tekirdağ'daki su sebili ihalesine teklif dahi verilmemesi piyasadaki durgunluğu özetlerken; Samsun'daki alyans satışı, halkın en temel değerlerini dahi borç takası olarak kullanmak zorunda kaldığı bir yokluk dönemine girildiğine işaret etti.





