İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun en yakın çalışma arkadaşlarından biri olan koruması Bektaş Kamburoğlu’nun şafak operasyonuyla gözaltına alınması, Ankara ve İstanbul hattında siyaseti bir kez daha gerdi. 7 Şubat sabahı İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirilen operasyon, İBB nezdinde yürütülen geniş kapsamlı yolsuzluk ve ihaleye fesat karıştırma soruşturmaları kapsamında yapıldı. Halihazırda 10,5 aydır Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İmamoğlu'nun en güvendiği isimlerden birine yapılan bu müdahale, seçim sürecindeki sertleşmenin de habercisi oldu.

İmamoğlu'ndan "haysiyet cellatlığı" suçlaması: Hukukun siyasileştiğini iddia etti

Gözaltı haberinin ardından Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi üzerinden zehir zemberek bir açıklama yayımlayan Ekrem İmamoğlu, adaletin susturulduğunu ve hukukun bir siyasi aparata dönüştürüldüğünü savundu. Açıklamasında ahlakın ayaklar altına alındığını belirten İmamoğlu, iktidarın herkesi korkuyla susturmaya çalıştığını ifade ederek, kendi ailesini koruyanların hedef alınmasını "haysiyet cellatlığı" ve "çete dili" olarak nitelendirdi. İmamoğlu, özellikle "aileye uzanan el" vurgusu yaparak, aziz milletin bu baskılara sandıkta gereken cevabı vereceğini dile getirdi.

İmamoğlu Koruma 2

Kamburoğlu'nun gözaltı gerekçesi: İBB'deki yolsuzluk ve rüşvet soruşturması

Gözaltına alınan Bektaş Kamburoğlu’nun sadece bir koruma değil, aynı zamanda İmamoğlu’nun danışmanlık görevini de yürüten ve tüm kritik süreçlerde yanında olan bir isim olduğu iddia ediliyor. Mali şube ekiplerinin yürüttüğü soruşturmanın odağında ise belediye ihalelerinde rüşvet ve usulsüzlük iddiaları bulunuyor. İmamoğlu’nun cezaevi süreci devam ederken en yakın ekibine yönelik bu hamlenin, önümüzdeki günlerde siyasi dengeleri nasıl etkileyeceği merak konusu.

Kamuoyu ikiye bölündü: "Aileye saldırı" mı yoksa "hukuki süreç" mi?

İmamoğlu’nun bu çıkışı, dijital mecralarda büyük bir kutuplaşmaya yol açtı. Destekçileri, operasyonun zamanlamasına dikkat çekerek İmamoğlu’na ailesi ve en yakın çevresi üzerinden psikolojik baskı yapıldığını savunurken; karşıt görüştekiler ise sürecin tamamen hukuki olduğunu ve ciddi yolsuzluk iddialarının araştırılması gerektiğini öne sürdü. "Aile kartı oynanıyor" eleştirilerine karşı İmamoğlu taraftarları, koruma ekibine yapılan müdahalenin doğrudan can güvenliği ve özel hayata müdahale olduğunu savundu.