Köpeklerin binlerce yıl önce kurtlardan evrimleştiği bilinse de, evcilleştirme sürecinden sonra kurt ve köpekler arasında neredeyse hiç genetik karışım olmadığı düşünülüyordu. Ancak yeni bir bilimsel çalışma, bu yaygın kabulü sorgulayan çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.
Binlerce genom incelendi
Amerikan Doğa Tarihi Müzesi ve Ulusal Doğa Tarihi Müzesi’nden uluslararası bir araştırma ekibi, 2 bin 693 köpek ve kurdun genomlarını analiz etti. Çalışma sonucunda, safkan köpeklerin yüzde 64,1’inde kurt DNA’sına ait genetik parçalar bulunduğu belirlendi. Ayrıca dünyanın farklı bölgelerinden incelenen 280 köy köpeğinin tamamında kurt kökenli genetik izlere rastlandı.
“Kurt geni yok sanılıyordu”
Araştırmada yer alan biyoinformatik uzmanı Audrey Lynn, modern köpeklerin genomlarına yakından bakılmadan önce, köpeklerin neredeyse hiç kurt DNA’sı taşımadığı yönünde güçlü bir bilimsel görüş olduğunu belirtti. Lynn’e göre detaylı analizler, kurt genlerinin hâlâ köpek genomlarında varlığını sürdürdüğünü açıkça gösteriyor.
Gen akışı binlerce yıl öncesine dayanıyor
Araştırmacılar, gelişmiş genomik yöntemler kullanarak gen akışının zamanlamasını da inceledi. Kurtlardan köpeklere gen aktarımının ortalama 3 bin yıl önce gerçekleştiği, köpeklerden kurtlara doğru gen akışının ise daha yakın tarihlerde, özellikle 19. yüzyılda yoğunlaştığı tespit edildi. Bu durumun, artan insan yerleşimleri ve başıboş köpek popülasyonlarıyla ilişkili olduğu düşünülüyor.
Boyut ve davranışla bağlantı
Çalışma, kurt genlerinin özellikle köpeklerin vücut büyüklüğüyle ilişkili olduğunu ortaya koydu. Daha büyük ırkların genellikle daha fazla kurt soyuna sahip olduğu belirlendi. Arktik kızak köpekleri, av köpekleri ve bazı çalışma köpekleri bu grupta öne çıktı. Teriyerler ve koku alma köpekleri ise kurt genlerinden en az etkilenen ırklar arasında yer aldı. Araştırmacılar, kurt genlerinin köpeklerin davranış özellikleriyle de ilişkili olabileceğini ancak bu değerlendirmelerin insan gözlemlerine dayandığını ve kesin bir nedensellik kurulamayacağını vurguladı.
Minik Chihuahua’da bile iz var
Dünyanın en küçük köpek ırklarından biri olan Chihuahua’da bile yaklaşık yüzde 0,2 oranında kurt kökenli genetik iz bulunduğu tespit edildi. Buna karşılık bazı büyük ve güçlü ırkların neredeyse hiç kurt DNA’sı taşımadığı görüldü. Bu farklılıkların, ırkların tarihsel evrim süreçlerini yansıttığı ifade edildi.
Hayatta kalmayı destekleyen genler
Araştırma, kurt kökenli genlerin sadece evrimsel bir kalıntı olmadığını, köpeklerin hayatta kalmasına da katkı sağlayabileceğini ortaya koydu. Özellikle köy köpeklerinde koku alma ile ilgili genlerin öne çıktığı ve bunun yiyecek bulma becerilerini artırmış olabileceği belirtildi. Tibet mastiflerinde görülen ve yüksek rakımlarda düşük oksijene uyum sağlamayı mümkün kılan EPAS1 geninin de kurtlardan miras alındığı tespit edildi. Bu genin, köpeklerin zorlu çevre koşullarına uyum sağlamasında kritik rol oynadığı ifade edildi.
“Evrimsel araç seti”
Ulusal Doğa Tarihi Müzesi küratörlerinden Logan Kistler, köpeklerin insanlarla birlikte yaşarken karşılaştıkları çevresel zorlukları aşmak için kurt genlerini adeta bir “evrimsel araç seti” gibi kullandığını söyledi. Araştırmacılara göre bulgular, köpeklerin evrimsel başarısının, yalnızca evcilleştirme sürecine değil, aynı zamanda kurt atalarından miras kalan genetik çeşitliliğe de dayandığını gösteriyor.