Bilim

Müzik ruhun gıdası: Anksiyeteye ilaçsız çözüm

Toronto Metropolitan Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir klinik çalışma, özel tasarlanmış müziklerin anksiyete seviyesini önemli oranda azalttığını gösterdi.

Abone Ol

Toronto Metropolitan Üniversitesi araştırmacıları tarafından yürütülen yeni bir klinik çalışma, özel olarak tasarlanmış müziklerin yalnızca 24 dakikalık dinlenmesinin anksiyete seviyelerini önemli ölçüde azaltabileceğini ortaya koydu. Araştırmada, “işitsel ritim uyarımı” (auditory beat stimulation-ABS) olarak bilinen ve ritmik ses dalgalarıyla beyin aktivitesini etkilemeyi amaçlayan bir teknik kullanıldı.

Müzik temelli terapiye yeni soluk

Dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen anksiyete için yaygın olarak ilaç tedavisi ve bilişsel davranışçı terapi (CBT) uygulanıyor. Ancak bu yöntemler; yan etkiler, maliyet, uzun bekleme süreleri ve düzenli tedavi gereksinimi gibi çeşitli zorluklar içeriyor.

Bu nedenle araştırmacılar, daha erişilebilir ve düşük maliyetli alternatifler üzerinde yoğunlaşıyor. Müzik temelli dijital terapiler, kullanıcıların neredeyse her ortamda kısa sürede rahatlama sağlayabileceği pratik bir yöntem olarak öne çıkıyor.

144 kişi üzerinde test edildi

Çalışmaya, orta düzeyde anksiyete eğilimi bulunan ve halihazırda ilaç kullanan 144 yetişkin katıldı. Katılımcılar rastgele dört farklı gruba ayrıldı. Dinleme seanslarından önce ve sonra katılımcıların kaygı düzeyi ve ruh hali, standart ölçüm yöntemleriyle değerlendirildi.

Araştırma sonuçlarına göre, ABS içeren müzik dinleyen katılımcılarda hem zihinsel (bilişsel) hem de fiziksel (somatik) anksiyete belirtilerinde anlamlı bir azalma gözlemlendi. Ayrıca olumsuz ruh hâlinde de iyileşme kaydedildi.

Araştırmanın ortak yürütücülerinden Prof. Frank A. Russo, elde edilen bulguların “doz-tepki ilişkisine” işaret ettiğini belirterek, yaklaşık 24 dakikalık dinlemenin anksiyeteyi azaltmak için ideal bir süre olabileceğini ifade etti.

İlaçsız bir alternatif olabilir

Araştırmacılar, bu yöntemin ilaç dışı bir destek seçeneği olarak değerlendirilebileceğini ve stres yönetimi ile duygu düzenleme konusunda pratik bir araç sunabileceğini vurguluyor. Bulgular, uzun seanslara ihtiyaç duyulmadan kısa sürede etkili sonuçlar elde edilebileceğini ortaya koyarken, müzik temelli terapilerin gelecekte daha yaygın hale gelebileceğine işaret ediyor.